13 Ağustos 2022 Cumartesi

Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ; Uluslararası barışı sağlama amacıyla kurulan Milletler Cemiyeti’nin 2. Dünya Savaşı öncesinde etkisiz kalması Türkiye’nin Boğazların silahsızlandırılması ve güvenliğinin garantör devletlere bırakılmasına dair kaygılarını artırmıştır. Bu nedenle de Londra Silahsızlanma Konferansında ilk kez Boğazların silahsızlandırılmasına ilişkin hükmün iptali Türkiye tarafından dile getirmişti. Keza bu tutumunun tek destekleyici de Sovyetler Birliği olmuştur.

 

Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)

1935 yılında İtalya’nın Habeşistan’a saldırısı ile silahsızlanma çabalarının işe yaramadığı anlaşılmış ve Türkiye ise Akdeniz’de oluşan güvensiz ortamı ileri sürerek 11 Nisan 1936’da Lozan Boğazlar Sözleşmesi’ne taraf devletlere nota yollayarak, Boğazlar konusunda radikal değişiklikler yapılması gerektiğini gündeme getirmiştir. Montrö’de Boğazlar Konferansı’nın toplanmasından kısa bir süre önce Türkiye, savaş gemilerinin Boğazlardan geçişinin inisiyatifinin kendinde olmasını öngören bir proje ortaya koymuştur.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Lozan Boğazlar Antlaşması’nın Boğazlardan geçişlerle ile bağlayıcı hükümleri geçerliliğini yitirmiş; sadece Lozan Barış Antlaşması’nın 23. maddesindeki ilkenin korunacağı, belirtilmiştir. Boğazlar Komisyonu’nun yetkileri Montrö Sözleşmesi’nin 24/1. maddesi uyarınca Türk Hükümetine geçmiştir. Buna karşın, aynı hüküm gereği Türkiye, Boğazlardan geçişe ilişkin her sene sözleşmeye taraf devletlere ve Milletler Cemiyeti (sonraki ismiyle Birleşmiş Milletler) Genel Sekterine rapor verecekti.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ’nde ticaret gemileri için geçiş serbestliği sağlanırken, savaş gemileri için ise bazı sınırlamalar getirilmiştir. Bu sınırlamalar da Türkiye’nin olası bir savaş halinde kendi güvenliğini sağlayabilmesi açısından son derece önemlidir. Bu bağlamda Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 20. ve 21. Maddelerinde bahsedilen ‘Türkiye kendisini yakın bir savaş tehlikesi karşısında görürse Boğazlardan geçişleri dilediği gibi düzenleyebilecektir’ ifadesi ülkemizin milli menfaatleri açısından çok değerli görülmektedir.

Rusya – Ukrayna Savaşı ve Türkiye’nin Durumu

 

2022 Şubatı’nın sonunda Rusya – Ukrayna Savaşı’nın başlamışının ardından Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 19. maddesini uygulamaya başladığını duyurmuştur. Türkiye bu kapsamda, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ilgili maddesine bağlı olarak Ukrayna ve Rusya savaş gemilerinin Boğazlardan geçişinin yasaklandığını açıklamıştır. Böylece Türkiye uluslararası sözleşmeye uygun hareket ettiğini ortaya koymuştur.

Diğer taraftan 19. maddede bahsi geçen yasağın istisnaları ile ilgili olarak Türkiye’nin tutumunun da sözleşmenin ilgili hükümleri ile uyumlu olduğunu görmekteyiz. Bu minvalde Türkiye, ‘Karadeniz limanlarına kayıtlı savaş gemilerinin kendi limanlarına dönmesine müsaade edileceğini; ancak Karadeniz’deki limanlara kayıtlı olmayan savaş gemilerinin geçişine ise izin verilmeyeceğini’ açıkça taraf devletlere bildirmiştir.

Savaşın başladığı zamandan bu yana Türkiye tarafsızlığını korurken, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümlerini uluslararası hukuka ve milli menfaatlerine uygun olarak yerine getirmiştir. Böylece Türkiye hem güvenlik risklerini minimize etmiş hem de barışın sağlanması konusundaki duyarlılığını açıkça gözler önüne sermiştir.


İlginizi Çekebilir

7 Güzel Adam Kimdir, Önemi Nedir?

7 Güzel Adam Kimdir, Önemi Nedir?

Ülke gündemine taşınan 7 Güzel Adam, Türk edebiyatında tabiri caizse çığır açan isimler olarak bilinmektedir. …