EVLERDE MİNİMAL YAŞAM ALANLARI

21.yüzyılda her şeye sahip olabiliriz! Eskiden yaşayanlar bizim kadar şanslı değildi. Ama eğer buna şans diyebilirsek? İstediğimiz her şeye ulaşabilmek hayatı kolaylaştırmanın yanında aynı şekilde zorlaştırıyor da. Nasıl mı? Mesela evlerimiz. Onlarca bardak, bir sürü biblo, dolaplara sığmayan kıyafetler ve ayakkabılar, her yerde yastıklar, tv, bilgisayar ve bir sürü uzaktan kumandası, masalar, sandalyeler, sürahiler, sehpalar, çerçeveler derken liste uzayıp gidiyor. Evde kalabilmek için kendimize yer bulamaz hale geldik. İnsanlara değil eşyalara harcıyoruz hayatımızı. Tam olarak bu noktada Evlerde Minimal Yaşam Alanları oluşturmak ideal bir başlangıç değişim için. Daha doğrusu bir farkına varış hali yaşadığımızdan bu kaostan kurtulmak istiyoruz.

Minimalizm Nedir

Minimalizm eşyayı değil tecrübeyi merkeze alan bir yaşam stilidir. ‘’Eşyalarınızın hepsini kaldırıp atın’’ demez, ‘’buna gerçekten ihtiyacın var mı?’’ diye soru sormana sebep olur. Minimalizm bir farkındalık ve yaşam tarzıdır. Sadece ev tasarımı ya da eşyalarla ilgili değil.

Minimal yaşama bir yerinden başlamak genellikle dekorasyon aracılığıyla olur. İçerden gelen o ilk uyanış halinden sonra önce yaşam alanımızı değiştirmek isteriz. Ufak tefek değişimler başlar. Eşyalarda eksilmeler görülür. Tıka basa olma halinden uzaklaşmış bir gümüşlük, aradığın kıyafeti bulabilmenin mümkün olduğu bir gardıropla başar yolculuk. Ardından gümüşlük içindeki tabak ve bardaklar ihtiyaç sahipleriyle buluşur ve hatta derken bir bakmışız artık gümüşlük de yok. Ev nefes almaya başlamıştır artık. İşte bu nefes alma hali hayatımıza sirayet eder bir yerden sonra.

Minimal Yaşamı Derinleştirelim

Minimalizm sürdürülebilir bir yaşamı savunur. Azalmayı veya eksilmeyi anlatmaz, onun yerine sadeleşmeyi, özgürleşmeyi anlatır. 70 tane bardak yerine sana yeteri kadar olan sayıda bardağı savunur ve bu bardakların sana ait olmasını söyler. Sadece sana. Senin ve sevdiklerin için özel, senin için eşsiz bardaklara. Minimalizm deneyimlerine önem verir. Çay içmeyi sevdiğin o cam bardağın ve salata koymak için aldığın o sevimli derin kap. Bağ kurduğun her şey dışında aslında hiçbirinin sana ait olmadığını fark etmektir minimal yaşam.

 EVLERDE MİNİMAL YAŞAM ALANLARI 

Minimal yaşam fikri hoşumuza gitmiş olsa da özgürleşmeye eşyalarımızdan başlasak da tarz olarak oturması biraz zaman alır. Birbiriyle uyum içinde bir yaşam alanı kurmak için bilgi sahibi olmak gerekir. Minimalizmden hoşlan ve evinin dekorasyonuna bu yönde yeniden düzenlemek istiyorsun. Bu yazıda tam olarak nereden başlayabileceğin hakkında ya da birkaç püf noktada fikirler vereceğiz. Daha iyi bir deneyim için dilersen bir iç mimardan destek alabilirsin.

Minimalizm hakkında işte o küçük maddelerimiz:

  • Minimalizmde nötr renkler daha çok tercih edilmektedir. Daha çok beyaz, siyah ya da gri ve tonları. Ama kısıtlama söz konusu değildir. Amaç yorgunluktan, kalabalıktan uzaklaşmak. Gözler de buna dahil. O yüzden nötr renkler tercih edilir. Yine de renk vermek istersen duvarlar, zemin ve mobilya aynı ana renkten oluşurken yastıklarını turuncu tercih edebilirsin.

 

  • Kendine evin içinde yaşamaya alan bırak! Yani ihtiyacın olmayan eşyaları ihtiyacı olanlara verebilirsin. Eminim 8 tane yastık olmadan da yaşayabiliriz. Ya da 3 yemek takımına ihtiyacımız olmadığını anlamak an meselesi.

 

  • Aydınlatma, mekan tasarımları için püf noktadır. Minimal tarzda bir evin aydınlatması için parlak ışıklar kullanmamalısın. Hatta beyaz ışık çok soğuk bir renktir ve gözler için de hiç iyi değil. Aydınlatmada da yine sarı, turuncu vb renkleri kullanabilirsin.

Minimal yaşam işte bu kadar basit. Özgür olmanın kapısını açmak üzeresin. Böylece hayatında yeni bir döneme hoş geldin.

 


İlginizi Çekebilir

Emekli Promosyon Odemelerinde Kiyasiya Rekabet

Emekli Promosyon Ödemelerinde Kıyasıya Rekabet

2022 Haziranı’nda açıklanan enflasyon verilerinden sonra hükümet asgari ücretli, çalışan memur ve emekli maaşlarına zam …