Aşı yaptırmama dilekçesi

0
198
aşı

Çocuğumu ihmal değil koruma amacımı ile hareket ediyorum.

Aşılarda civa, formaldehit, neomisin sülfat, mannitol, sorbitol, alüminyum hidroksit, ne olduğu belli olmayan veya bir sır olarak saklanan 199 Hanks ortamı, fenoksietanol ve maymun hücre kültürü gibi maddelerin kullanımının tek başına bile zehirlenme nedeni iken bu maddelerin birlikte kullanımının insana, çocuk ve bebeklerde katlanarak artacak olan etkileri bilinememektedir.

Aşıların prospektüslerinde yer alan çeşitli uyarı, kontredikasyon ve yan etkilerin ise benim çocuklarımda görülmeyeceğine dair bir kanıt bulunmamaktadır.

Aşılama, uzun zaman önce geçerliliğini yitirmiş bir teoriye, yani vücutta antikor stimülasyonunun hastalıktan korumaya eşdeğer olduğu varsayımına dayanır. Bu teori hiçbir zaman ispatlanamadığı gibi, aksine yanlışlığı bugüne kadar birçok araştırmada kanıtlanmıştır.

Antikor stimülasyonu bağışıklanma demek olmayıp, hele hele kalıcı bağışıklanma hiç değildir. Kanda antikor bulunması sadece herhangi bir hastalığa maruz kalındığının göstergesi dir, kaldı ki bu bağışıklık sistemini oluşturan etmenlerden yalnızca küçük bir parçasıdır.

Henüz tam gelişmemiş ve tam olgunluğa ulaşmamış bağışıklık sistemleriyle çocuklar bebeklik dönemlerinde yaklaşık olarak 20 ayrı aşı olmaktadır. Bu sorumsuzca uygulanan sistemin bağışıklık sistemlerinin fonksiyonunu bozduğu ve kalıcı olarak hasar verdiği kuşkusuzdur ve aşı yaptırmamamın en önemli sebeplerinden birisidir.

Akıl almaz biçimde aşı deneylerinde plasebo grupları kullanılmamaktadır. Onun yerine “kontrol” gruplarında başka aşılar kullanılıyor ki bu da deney ve kontrol grubundaki aşı yan etkilerinin hakiki oranlarının gözlemlenmesini ve tespitini imkânsız hale getirmektedir.

Aşıların uzun vadedeki etkilerini araştıran tek bir çalışma bulunmamaktadır. Pazarlama sonrası ortaya çıkan reaksiyon, incinme ve ölüm olguları görmezden gelinmektedir. Ayrıca bu sistemde bireye özel uygulama söz konusu olması gerekirken, uysa da uymasa da açıkça herkes tek beden gömleğe sokulmaktadır.

Uygulama öncesi bebekte herhangi bir immün sorunu veya alerji olup olmadığını anlamak için ön-tarama ise yapılmamaktadır. İnsan vücudunun enfeksiyon ve sub-enfeksiyonlarla bu şekilde aşırı yüklenmesi immün sistemi onarılması mümkün olmayacak şekilde bozup, tamamen tahrip edecektir. Aşılardaki kimyasallar alerji, astım ve otizm de dâhil olmak üzere otoimmün hastalıklara yol açmaktadır. Tıbbın asıl rolü, hastalığın altta yatan temel nedenini açığa çıkarıp bunu önlemek olmalıdır, semptomları tedavi etmek veya bedeni kimyasallarla ve aşılarla doldurmak değil.

Masum çocuklarımıza doğal bağışıklık sistemlerini harap eden, hastalık eza ve ölüm getiren zararlı kimyasallar vermekteyiz. Tüm hekimler ve anne-babalar aşıların içeriğinden ve işe yaramadığından haberdar olmalı diye düşünüyorum.

Aşıyla verilen zararın yararından büyük olduğu ortadadır.

Gerçeklerin ortaya çıkmasının ve gerçeğin yanında durmamızın vakti gelmiştir.

Bir vatandaş olarak çocuklarımı aşı ile verileceğini inandığım ek zararlardan korumaya çalışmamın ihmal değil koruma amaçlı olduğunun tekrar göz önünde tutulmasını ve konu hakkında bilgisi olmayan Aile Bakanlığının dava sürecinde etkinliğinin olmamasının ve çocuklarıma yönelik yapılan ağır medikal saldırının önlenmesinin gereğini arz ederim.

 




CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here