Şanlıurfa’daki Karahantepe kazılarında insanlık tarihine ışık tutacak dikkat çekici bir buluntu ortaya çıkarıldı. Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarda, üst bölümüne insan yüzü işlenmiş T biçimli bir kireçtaşı dikilitaş gün yüzüne çıkarıldı.
Yaklaşık 12 bin yıllık olduğu değerlendirilen eser, bugüne kadar bilinen T biçimli dikilitaşlar arasında doğrudan insan yüzü taşıyan ilk örnek olarak kayıtlara geçti. Keşif, Göbeklitepe ve çevresindeki benzer sütunların insan bedenini temsil ettiği yönündeki arkeolojik yorumları da güçlendirdi.
İLK KEZ İNSAN YÜZÜ İŞLENDİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 6 Ekim 2025’te duyurulan buluntunun üst kısmında belirgin yüz hatları, derin göz çukurları ve geniş, yassı bir burun yer alıyor.
Bölgede daha önce insan heykelleri, taş başlar ve insan biçimli eserler bulunmasına rağmen, T biçimli bir dikilitaşın üzerine doğrudan yüz ayrıntılarının işlendiği bilinen başka bir örneğe rastlanmamıştı.
T BİÇİMLİ TAŞLARIN SIRRINA YENİ İPUCU
Göbeklitepe ve Karahantepe’de bulunan T biçimli dikilitaşların insanı simgelediği uzun süredir değerlendiriliyor. Bazı sütunların yan yüzlerinde kol, el ve giysi benzeri kabartmalar bulunması bu görüşün temel dayanakları arasında gösteriliyor.
Karahantepe’de bulunan yeni dikilitaşın baş bölümüne yüz işlenmiş olması, yatay kısmın başı, dikey gövdenin ise insan bedenini temsil ettiği yorumuna daha somut bir dayanak sağladı. Ancak sütunun belirli bir kişiyi, atayı veya doğaüstü bir varlığı temsil edip etmediği henüz bilinmiyor.
GÖBEKLİTEPE İLE BENZERLİĞİ DİKKAT ÇEKTİ
Karahantepe’deki yapıların planı, kullanılan kireçtaşı sütunlar ve hayvan kabartmaları, Göbeklitepe’deki Neolitik mimariyle önemli benzerlikler taşıyor. Her iki yerleşimde de ortak kullanım amacı taşıdığı düşünülen anıtsal yapılar ve T biçimli dikilitaşlar bulunuyor.
Yeni buluntunun farkı ise Göbeklitepe’deki dikilitaşlarda bugüne kadar açık biçimde işlenmiş bir insan yüzünün tespit edilmemiş olması. Bu durum, aynı kültürel çevrede
yaşayan toplulukların ortak bir sembolik dili paylaşırken farklı anlatım biçimleri geliştirmiş olabileceğini düşündürüyor.
YERLEŞİK HAYATIN İLK DÖNEMLERİNE AİT
Karahantepe, Şanlıurfa kent merkezinin yaklaşık 55 kilometre doğusunda, Tek Tek Dağları Millî Parkı içerisindeki kireçtaşı yükseltilerinden biri üzerinde bulunuyor. Yerleşim, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’e tarihleniyor.
Bölgedeki buluntular, tarım ve hayvancılığın tam anlamıyla yerleşmesinden önce avcı-toplayıcı toplulukların kalıcı yerleşimler kurabildiğini, büyük yapılar inşa ettiğini ve gelişmiş bir sembolik anlatım ürettiğini gösteriyor.
İNSANI ANLATAN SANAT ESERLERİ BULUNDU
Karahantepe’de daha önce gerçekçi yüz hatlarına sahip insan başları, insan ve hayvanların birlikte tasvir edildiği heykeller ve 2,3 metre yüksekliğinde bir insan heykeli ortaya çıkarılmıştı.
Son bulunan yüzlü dikilitaş ise insan tasvirinin taşın bağımsız bir heykel olarak biçimlendirilmesi yerine, doğrudan mimari unsurun üzerine aktarılması bakımından diğer eserlerden ayrılıyor.
KESİN ANLAMI HENÜZ BİLİNMİYOR
Arkeologlar buluntunun erken toplulukların insanı, kimliği ve toplumsal aidiyeti nasıl algıladığını anlamak bakımından önemli olduğunu belirtiyor. Ancak yüzün belirli bir kişiye ait portre olduğu veya bir atayı temsil ettiği yönündeki değerlendirmeler henüz kanıtlanmış değil.
Eserin ritüel, toplumsal veya simgesel işlevinin anlaşılabilmesi için bulunduğu mimari bağlamın, diğer eserlerle ilişkisinin ve kullanım evrelerinin bilimsel çalışmalarla değerlendirilmesi gerekiyor.
TAŞ TEPELER TARİHİ YENİDEN AYDINLATIYOR
Göbeklitepe ve Karahantepe’nin de aralarında bulunduğu Taş Tepeler Projesi, Şanlıurfa çevresindeki Neolitik yerleşimleri birlikte incelemeyi amaçlıyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan anıtsal yapılar, heykeller, kabartmalar ve gündelik yaşam buluntuları; yerleşik hayatın, ortak çalışma düzeninin ve sembolik düşüncenin tarımdan önce de gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor.







