Yaz sonuyla birlikte evlerde salça ve kışlık konserve hazırlıkları hızlanırken, domates salçasının içerdiği likopen de yeniden gündeme geldi. Domatese kırmızı rengini veren bu doğal bitki pigmenti, özellikle antioksidan özelliği ve sağlık üzerindeki olası etkileri nedeniyle çok sayıda bilimsel araştırmada inceleniyor.
Domates salçasının yoğunlaştırılmış yapısı nedeniyle likopen miktarı taze domatese göre daha yüksek seviyelere çıkabiliyor. Üstelik pişirme işleminin, likopenin vücut tarafından daha kolay kullanılmasına yardımcı olabildiği belirtiliyor.
LİKOPEN NEDİR?
Likopen, karotenoid grubunda yer alan ve domatese karakteristik kırmızı rengini veren doğal bir pigment. İnsan vücudu bu bileşiği üretemediği için besinler yoluyla alınması gerekiyor.
Antioksidan özelliğiyle bilinen likopenin, hücrelere zarar verebilen serbest radikallere karşı vücudun savunma mekanizmalarını desteklediği belirtiliyor.
Kalp-damar hastalıkları, inflamasyon, diyabet ve bazı kanser türleri üzerindeki muhtemel etkileri de araştırılıyor.
EN FAZLA DOMATES VE ÜRÜNLERİNDE BULUNUYOR
Likopenin en önemli doğal kaynakları arasında domates ve domatesten üretilen gıdalar bulunuyor.
Karpuz, pembe greyfurt, kuşburnu, guava, papaya ve kayısı da likopen içeren besinler arasında gösteriliyor.
SALÇADA MİKTAR KATLANIYOR
Farklı bilimsel çalışmalar ve veri tabanlarında 100 gram ürün için bildirilen yaklaşık likopen miktarları çiğ domateste 3-9,3 miligram, domates sosunda 13-20 miligram, domates püresinde 14-28 miligram ve ketçapta 10-17 miligram arasında değişiyor.
Pişmiş veya konsantre domates ürünlerinde ise miktarın 29-55 miligrama kadar çıkabildiği belirtiliyor.
Domatesin yetiştirilme koşulları, çeşidi ve üretim yöntemine bağlı olarak salça ile çiğ domates arasındaki farkın 18 kata kadar çıkabildiği ifade ediliyor.
NEDEN SALÇADA DAHA FAZLA?
Salça üretiminde domatesin suyunun büyük bölümü uzaklaştırılıyor. Böylece aynı ağırlıktaki üründe katı maddelerle birlikte likopen de yoğunlaşıyor.
Kullanılan domateslerin olgunluk derecesi de miktarı etkiliyor. Domates kırmızılaştıkça likopen oranı artıyor.
PİŞMİŞ DOMATESTEN DAHA KOLAY EMİLİYOR
Isıl işlem sırasında domates hücrelerinin yapısının parçalanması, likopenin açığa çıkmasını kolaylaştırıyor.
Bu nedenle vücudun pişmiş domates, salça ve domates püresindeki likopeni çiğ domatestekine göre daha kolay kullanabildiği belirtiliyor.
Likopen
yağda çözünen bir bileşik olduğu için zeytinyağı gibi yağlarla birlikte tüketilmesinin emilimi artırabildiği ifade ediliyor.
KANSERLE İLİŞKİSİ ARAŞTIRILIYOR
Likopenin en fazla incelendiği alanlardan biri kanser araştırmaları.
Türk Onkoloji Dergisi’nde yayımlanan “Likopen ve Kanser” başlıklı derlemede, domates ve domates ürünlerini daha fazla tüketen kişilerde bazı kanser türlerinin daha az görüldüğüne ilişkin epidemiyolojik verilerin bulunduğu belirtiliyor.
Kanıtların özellikle prostat, akciğer ve mide kanserleri açısından daha güçlü olduğu aktarılıyor.
Ancak bu çalışmalar, likopenin tek başına kanseri önlediğini veya tedavi ettiğini kanıtlamıyor.
ALZHEIMER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ DE İNCELENİYOR
Likopenin beyin sağlığı üzerindeki olası etkileri de araştırılıyor.
Deneysel çalışmalarda oksidatif hasarı ve nöroinflamasyonu azaltabileceği, mitokondri işlevlerini destekleyebileceği ve bazı hafıza göstergelerinde iyileşme sağlayabileceği yönünde bulgular elde edildi.
Ancak Alzheimer hastalığıyla ilgili bulguların önemli bölümünün hücre ve hayvan deneylerinden geldiği belirtiliyor.
SALÇA BAŞKA BESİN ÖĞELERİ DE İÇERİYOR
Domates salçası potasyum, E vitamini, B6 vitamini, beta-karoten ve çeşitli bitkisel bileşikleri de içerebiliyor.
Ancak bir öğünde genellikle 10-20 gram, yani yaklaşık bir veya iki yemek kaşığı salça tüketildiği için vitamin ve mineral miktarlarının porsiyona göre değerlendirilmesi gerekiyor.
TAKVİYE YERİNE DOĞAL KAYNAKLAR
Almanya Tüketici Danışma Merkezi, domates ve pişmiş domates ürünlerinin doğal likopen kaynakları olduğunu belirtiyor.
Doktor önerisi olmadan yüksek doz likopen takviyesi kullanmak yerine likopenin domates, salça ve diğer doğal gıdalardan alınması öneriliyor.
TUZ VE ŞEKERE DİKKAT
Domatesin içerdiği doğal şeker, suyun uzaklaştırılması nedeniyle salçada daha yoğun hale gelebiliyor.
Hazır salçalarda içindekiler listesinin kontrol edilmesi ve mümkünse yalnızca domates ve tuz içeren ürünlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Salçanın tuz miktarı da markaya ve üretim yöntemine göre değişebiliyor. Hipertansiyon, kalp veya böbrek hastalığı bulunanların tuzsuz veya düşük tuzlu ürünlere yönelmesi öneriliyor.
Ev yapımı salçada ise güvenli konserve kurallarına uyulması, kavanozların uygun şekilde sterilize edilmesi ve kapağı şişmiş, sızdırmış, köpürmüş veya kötü kokan ürünlerin tüketilmemesi gerekiyor.







