• İSTANBUL İMSAK  05:07 GÜNEŞ  06:34 ÖĞLE  13:06 İKİNDİ  16:38 AKŞAM  19:27 YATSI  20:48
  • 48,5178
  • 56,2766

Hamburgerdeki görüntü gündem oldu: Sümüklü böcek iddiasına uzman açıklaması

Ataşehir’de bir müşterinin sipariş ettiği hamburgerin marulları arasında sümüklü böcek olduğu iddia edilen bir canlının görülmesi üzerine Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, tedarikten servise kadar hangi aşamalarda sorun yaşanmış olabileceğini anlattı. İşte merak edilen ayrıntılar.

Hamburgerdeki görüntü gündem oldu: Sümüklü böcek iddiasına uzman açıklaması

İstanbul Ataşehir’de bir restorandan sipariş edilen hamburgerle ilgili sosyal medyada yayılan görüntüler gündem oldu. Instagram ve X’te paylaşılan görüntülerde, hamburgerin içindeki marulların arasında sümüklü böcek olduğu iddia edilen hareketli bir canlı görülüyor.
 
İddiaya göre olay, Ataşehir’de bir AVM’de bulunan dünyaca ünlü bir restoran zincirinin şubesinden verilen hamburger siparişinde yaşandı. Müşterinin hamburgerini kontrol ettiği sırada marulların arasında hareket eden canlıyı fark ettiği belirtildi.
 
Görüntülerin sosyal medyada yayılmasıyla tüketime hazır yeşilliklerin tedarik, ayıklama, yıkama ve son kontrol aşamaları da gündeme geldi.
 
UZMAN İSİMDEN İLK DEĞERLENDİRME
 
Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, böyle bir görüntünün tüketici açısından kabul edilebilir olmadığını belirterek, sümüklü böcek gibi bir canlının tüketime hazır gıdada bulunmasının öncelikle yabancı madde veya istenmeyen canlı varlığı ile proses kontrolü sorunu olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
 
Sümüklü böceklerin toprak ve çevresel kontaminasyon kaynaklarıyla temas ettikleri için bazı mikroorganizmaları ve parazitleri taşıyabileceğine dikkat çeken Akdağ, ancak “tehlike” ile “risk” kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.
 
Akdağ, bir sümüklü böceğin görülmesinin hamburgerde mutlaka hastalık yapıcı mikroorganizma veya parazit bulunduğu ya da ürünü tüketen kişinin kesinlikle hastalanacağı anlamına gelmediğini söyledi. Böyle bir sonuca ulaşılabilmesi için olayın doğrulanması ve gerektiğinde mikrobiyolojik veya parazitolojik inceleme yapılması gerektiğini kaydetti.
 
SORUN TEK BİR AŞAMADA OLMAYABİLİR
 
Akdağ, söz konusu canlının gerçekten servis edilen ürünün içerisinden çıktığının doğrulanması halinde, tedarikten servise kadar uzanan kontrol zincirinin en az bir noktasında aksama yaşanmış olabileceğini ifade etti.
 
Yapraklı sebzelerin doğaları gereği toprak, böcek ve çeşitli çevresel unsurlarla temas ettiğini belirten Akdağ, tarlada doğal olarak bulunabilecek bir unsurun tüketime hazır üründe yer almasının normal kabul edilemeyeceğini söyledi.
 
Sorunun yalnızca “iyi yıkanmamış” şeklinde açıklanmasının yeterli olmayacağını belirten Akdağ, aksamanın hammaddenin kabul kontrolünde, yaprakların ayrılması ve ayıklanmasında, yıkamada veya son görsel kontrolde yaşanmış olabileceğini aktardı.
 
YEŞİLLİKLER NASIL HAZIRLANMALI?
 
Akdağ’a göre çiğ tüketilen sebzelerde güvenlik süreci ürün mutfağa girmeden önce başlıyor. Ürünlerin güvenilir ve kontrol edilen tedarikçilerden alınması, taşıma ve kabul koşullarının denetlenmesi ilk basamağı oluşturuyor.
 
Mutfakta ise dış yaprakların, bozulmuş, kirlenmiş veya zarar

görmüş bölümlerin uzaklaştırılması gerekiyor. Yaprakların birbirinden ayrılması, dikkatle gözden geçirilmesi ve içme suyu kalitesindeki suyla iyice yıkanması önem taşıyor.
 
Temizlenen yeşilliklerin çiğ et, tavuk ve diğer potansiyel kontaminasyon kaynaklarından ayrı tutulması, kullanılan ekipmanların ve çalışanların el hijyeninin sağlanması gerekiyor. Akdağ, hazırlık sonundaki görsel kontrolün de böcek veya yabancı maddelerin tespit edilmesinde önemli bir güvenlik bariyeri olduğunu söyledi.
 
YIKAMADAN SONRA ÜRÜNDE KALABİLİR Mİ?
 
Akdağ, marul gibi katmanlı ve kıvrımlı yapıya sahip sebzelerde küçük canlıların yaprakların arasında veya iç bölümlerde saklanmasının teknik olarak mümkün olduğunu belirtti.
 
Bu nedenle sebzenin yalnızca suya daldırılması veya üzerinden su geçirilmesinin bütün yabancı maddelerin uzaklaştırılmasını garanti etmediğini söyledi.
 
DEZENFEKSİYON TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
 
Akdağ, dezenfeksiyonun ayıklama ve fiziksel temizliğin alternatifi olmadığının altını çizdi. Dezenfeksiyon işlemlerinin temel amacının mikrobiyal yükün azaltılmasına yardımcı olmak olduğunu, yaprakların arasındaki böcek veya yabancı maddenin bulunmasının yerini tutmadığını ifade etti.
 
Bu nedenle hammaddenin kabulünden yaprakların ayrılmasına, ayıklamadan yıkamaya ve son görsel kontrole kadar bütün aşamaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
 
“DIŞARIDA YEŞİLLİK YEMEYİN” DEMEK DOĞRU DEĞİL
 
Akdağ, tek bir olaydan hareketle tüketicilere dışarıda salata veya yeşillik tüketmemeleri yönünde mesaj verilmesinin doğru olmayacağını belirtti.
 
Çiğ tüketilen gıdalarda pişirme gibi son bir mikrobiyolojik güvenlik bariyeri bulunmadığı için üretim ve hazırlama hijyeninin daha büyük önem taşıdığını söyledi. Salata, çiğ yeşillik ile çiğ veya az pişmiş hayvansal gıdalarda hijyen ve doğru sıcaklık kontrolünün özellikle önemli olduğunu vurguladı.
 
TÜKETİCİLER BUNLARA DİKKAT ETMELİ
 
Akdağ, tüketicilerin hijyen uygulamalarına dikkat eden işletmeleri tercih etmesi gerektiğini söyledi. Soğuk tutulması gereken ürünlerin soğuk, sıcak servis edilmesi gereken ürünlerin ise sıcak şekilde sunulmasına dikkat edilmesini önerdi.
 
Açıkta uzun süre beklemiş, görünümü veya kokusu olağan dışı olan ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini belirten Akdağ, böcek, yabancı madde veya başka bir uygunsuzluk görülmesi halinde ürünün tüketilmemesini, işletmeye bildirilmesini ve gerektiğinde resmî mercilere başvurulmasını istedi.
 
Akdağ, bir gıdanın iştah açıcı görünmesinin güvenli olduğunu garanti etmediğini, rahatsız edici bir görüntünün de tek başına gıda zehirlenmesinin kanıtı sayılamayacağını ifade etti.

Yorum Yap
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz. Çerez Politikası