Kayseri’nin dünyaca bilinen lezzetlerinden biri olan Kayseri pastırması, uzun süren başvuru sürecinin ardından Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldı. Böylece Kayseri pastırması, AB tarafından tescillenen 46’ncı Türk ürünü olarak listeye girdi.
9 YILLIK TESCİL SÜRECİ TAMAMLANDI
Kayseri Ticaret Odası tarafından Avrupa Birliği Komisyonu’na yapılan başvurunun ardından başlayan süreç yaklaşık 9 yıl sürdü. Kayseri pastırması için ilk başvuru 22 Mayıs 2017’de menşe adı (PDO) almak amacıyla yapıldı.
Ancak mevzuattaki değişiklikler nedeniyle başvuru geri çekildi ve 5 Mayıs 2023’te bu kez mahreç işareti (PGI) için yeniden başvuru gerçekleştirildi.
BULGARİSTAN’DAN İTİRAZ GELDİ
Başvuru 9 Şubat 2024’te Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayımlandı. Değerlendirme sürecinde Bulgaristan, kendi ülkelerinde de benzer nitelikte bir ürün bulunduğu gerekçesiyle tescile itiraz etti.
AB Komisyonu tarafından yapılan incelemeler sonucunda bu itirazın tescili engelleyecek nitelikte olmadığına karar verildi ve Kayseri pastırmasının coğrafi işaret tescili kesinleşti.
“DİPLOMASİ VE HUKUK MÜCADELESİ
VERDİK”
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, sürecin kolay geçmediğini belirterek Bulgaristan’ın yaptığı itirazın değerlendirme sürecini zorlaştırdığını söyledi.
Gülsoy, “Ürünümüze isim benzerliği gerekçesiyle yapılan itirazlar süreci uzattı ancak geri adım atmadık. Kayseri’nin bu milli değerini uluslararası alanda korumak için ciddi bir hukuk ve diplomasi mücadelesi verdik” ifadelerini kullandı.
Gülsoy ayrıca Kayseri sucuğu ve Kayseri mantısı için de Avrupa Birliği tescil çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
KAYSERİ PASTIRMASINI AYIRT EDEN ÖZELLİKLER
Mahreç işareti belgesine göre Kayseri pastırması; büyükbaş hayvan karkasından elde edilen etlerin tuzlama, yıkama, baskılama ve kurutma işlemlerinden geçirilmesi ve ardından çemen ile kaplanarak kurutulmasıyla üretiliyor.
Pastırmanın dış yüzeyi çemen nedeniyle kahverengimsi bir renge sahip olurken, iç kısmı kırmızımsı bir görünüm taşıyor. Dilimlendiğinde etin yağlı bölümlerinden kaynaklanan beyazlıkların görüldüğü kırmızı tonlu bir yapı ortaya çıkıyor.
Üretimde genellikle 2 ila 5 yaş arasındaki ve en az 250 kilogram ağırlığındaki erkek buzağılardan elde edilen etler kullanılıyor.







