Nüfusun gümüş çağında kadın ve erkek arasındaki makas giderek açılıyor. 9,6 milyona ulaşan 65 yaş üstü nüfusta, tek başına hayata tutunanların büyük kısmını kadınlar temsil ediyor. Biyolojik bir avantajla erkeklerden daha uzun yaşayan kadınlar, ne yazık ki bu ek yılları kronik sağlık sorunlarıyla geçirmek zorunda kalıyor. Uzayan ömür ile kısalan sağlıklı yaşam süresi arasındaki bu tezat, yaşlılıkta kadın profilini daha hassas bir konuma yerleştiriyor.
KADINLAR ERKEKLERDEN DAHA UZUN YAŞIYOR
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de yaşlı nüfus yaklaşık 9 milyon 600 bine dayandı. Açıklanan verilere göre, yaşlıların yaşam koşulları ve sağlık durumlarına dair önemli farklılıkları ortaya koyuyor. Buna göre yaklaşık 1 milyon 840 bin yaşlı birey tek başına yaşamını idame ettirmeye çalışıyor. Yalnız yaşayan her 4 yaşlıdan 3’ünü kadınlar oluştururken, Türkiye’de her 4 haneden birinde en az bir yaşlı birey var.
/>
TÜİK verileri, kadınların erkeklere kıyasla daha uzun yaşadığını ancak daha sağlıksız bir yaşam sürdüğünü gösteriyor. Aktif yaşlanma endeksinde erkeklerin kadınlara göre yaklaşık 3 kat daha yüksek puana sahip olduğu, bu durumun erkeklerin daha aktif ve sağlıklı yaşlandığını ortaya koyduğu belirtiliyor.
SAĞLIKLI YAŞAM BELİRTİSİ 58 YIL
Türkiye’de ortalama sağlıklı yaşam beklentisi 58 yıl olarak hesaplanırken, bu sürenin kadınlarda 56 yıla kadar düştüğü, erkeklerde ise 59 yıla kadar çıktığı görülüyor. Kadınların ortalama yaşam süresinin yaklaşık 81 yıl olduğu dikkate alındığında, yaklaşık 25 yıllık bir sürenin sağlık sorunlarıyla geçirildiği değerlendiriliyor.Erkeklerde ise toplam yaşam süresi ile sağlıklı yaşam beklentisi arasındaki farkın yaklaşık 16,5 yıl olduğu belirtiliyor. Bu bilgiler ışığında, özellikle ileri yaşlarda sağlık, bakım ve sosyal destek hizmetlerine olan ihtiyacın arttığına işaret ediyor.







