Klima kullanımı Türkiye'de bölgeden bölgeye değişiyor. Ancak özellikle Akdeniz ve Ege Bölgelerinde bu oran yüzde 85'e kadar çıkabiliyor. Yaz sıcakları kendini hissettirmeye başlar başlamaz klimalar da çalışmaya başladı. Özellikle Mersin ilimizde neredeyse her evde 3-4 klimanın olduğu bir ülke Türkiye. Ancak Avrupa, sıcaklardan kırılsa da evlerine klima sokmuyor. İşte bu klimasız kalmanın asıl nedenleri...
AVRUPA'DA EVLERDE NEDEN KLİMA YOK?
Avrupa genelinde, özellikle Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde, konutların ve toplu taşıma ağlarının ezici bir çoğunluğunda klima bulunmuyor. Bu durumun kökeni, bölgenin yaz aylarını tarihsel olarak serin ve konforlu geçirmesine dayanıyor. Eski mimari yapılar, kalın taş duvarları sayesinde kışın sıcağı, yazın ise serinliği içeride tutacak şekilde inşa edilmiş. Ancak küresel ısınmanın tetiklediği ani ve uzun süreli sıcak dalgaları, bu korunaklı tarihi binaları adeta birer fırına dönüştürüyor.
Klima kullanımının önündeki en büyük barikatlardan biri de katı mimari koruma kanunları ve bürokrasi. Paris gibi tarihi dokunun gözbebeği gibi korunduğu metropollerde, binaların dış cephesine klima motoru takmak yasal olarak neredeyse imkansız. Estetik kaygılarla yerel yönetimlerin geçit vermediği bu tabloda modern insan, çareyi pencerelerine alüminyum folyo ya da acil durum battaniyeleri yapıştırmakta buluyor. Güneş ışınlarını yansıtarak iç mekan sıcaklığını birkaç derece düşüren bu geçici savunma mekanizması, aslında daha derin bir krizin habercisi. Altyapı yetersizliğinin toplu taşımada can güvenliğini tehdit edecek boyutlara ulaşması, Avrupa'nın enerji politikalarını ve iklim
krizine karşı hazırlıksızlığını bugünlerde çok daha sert bir şekilde masaya yatırıyor.
AVRUPA'DA KLİMA YASAK MI?
Avrupa genelinde klimayı tamamen yasaklayan genel bir kanun bulunmuyor. Ama iş uygulamaya geldiğinde bürokrasi, tarihi koruma yasaları ve apartman kuralları o kadar katıdır ki, bu durum pratikte bir "yasak" gibi işliyor. İşte Avrupa'da evine klima taktırmak isteyen birinin önüne çıkan 3 büyük engel şunlardır;Paris, Roma, Londra veya Amsterdam gibi şehirlerin merkezindeki binaların çok büyük bir kısmı "tarihi miras" statüsündedir. Binaların dış cephe estetiğini ve orijinal dokusunu bozacak hiçbir müdahaleye izin verilmez. Sokağa ya da avluya bakan dış duvarlara klima motoru asmak kesinlikle yasaktır. İzin almaya çalışmak aylar, hatta yıllar süren bürokratik bir süreç demektir.

Tarihi olmayan, modern bir binada yaşasanız bile kafanıza göre klima takılmıyor. Dış cephe ortak alan sayılır. Klima takmak için apartman yönetiminden ve kat maliklerinden oy birliğiyle izin almanız gerekir. Komşulardan sadece biri bile "Klimanın dış ünitesi ses yapıyor, gürültüden uyuyamıyorum" veya "Görüntüyü bozuyor" diye şikayet ederse o klima apar topar söktürülür.
Avrupa'da (özellikle Almanya ve Fransa'da) nüfusun çok büyük bir kısmı kiracıdır. Ev sahibinden habersiz duvara matkap vurmak, boru hattı için duvarı delmek yasal olarak suç sayılabilir ve depozitonun yanmasına neden olur. Ayrıca Avrupa’da elektrik fiyatları çok yüksektir. Sıcak günler geçmişte yılda sadece 2-3 hafta sürdüğü için, insanlar binlerce euro montaj masrafı ve devasa elektrik faturaları ödemeyi mantıklı bulmuyordu.
Yorum Yap







