Almanya merkezli tüketici dergisi Öko-Test, ülke genelinde satışa sunulan 56 farklı orta gazlı maden suyunu laboratuvar ortamında analiz etti.
Yapılan incelemede ürünlerin içerik kalitesi, kimyasal kalıntı durumu ve ambalaj tercihleri mercek altına alındı.
40 ÜRÜN “ÇOK İYİ” NOTU ALDI
Test sonuçlarına göre incelenen 56 maden suyundan 40’ı “çok iyi” derecesi aldı.
Ancak bir ürün, belirlenen kriterleri karşılayamayarak “yetersiz” kategorisinde değerlendirildi.
BİR MARKA SINIFTA KALDI
Artı49’da yer alan habere göre testte en düşük notu alan ürün Bad Harzburger Medium oldu.
Ürünün düşük puan almasının temel nedeni, içeriğinde tespit edilen arsen elementi olarak açıklandı.
ARSEN SEVİYESİ PUANI DÜŞÜRDÜ
Raporda, üründe tespit edilen arsen seviyesinin ani bir sağlık riski oluşturmadığı belirtildi.
Ancak değerin Mineral ve Sofra Suyu Yönetmeliği’nde yer alan yasal üst sınırın yarısını aşması nedeniyle ürünün puanının iki kademe düşürüldüğü ifade edildi.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin, inorganik arsenin düşük dozlarda bile uzun vadede bazı organlarda tümör riskini artırabileceğine dikkat çektiği aktarıldı.
12 MARKADA KALINTI TESPİT EDİLDİ
İnceleme kapsamında 12 farklı maden suyu markasında doğal saflık standartlarıyla uyuşmayan kalıntılara rastlandı.
Bu kalıntılar arasında PFAS bileşikleri, pestisit parçalanma ürünleri ve yapay tatlandırıcı izleri yer aldı.
PFAS GRUBUNDAN TFA
BULUNDU
Test edilen maden sularının yaklaşık üçte ikisinde PFAS grubuna ait trifloroasetik asit tespit edildi.
Bazı markalardaki TFA miktarının, Avrupa Birliği’nin içme suları için belirlediği sınır değerleri aştığı belirtildi.
MADEN SULARI İÇİN SINIR DEĞER YOK
Mevcut düzenlemelerde maden suları için doğrudan PFAS sınır değeri bulunmadığı için Öko-Test’in değerlendirmelerinde içme suyu standartlarını referans aldığı açıklandı.
Avrupa Kimyasallar Ajansı Risk Değerlendirme Komitesi’nin TFA’yı üreme sağlığı açısından riskli bileşenler arasında sınıflandırdığı belirtildi.
KALINTILARIN KAYNAĞI AÇIKLANDI
Analizlerde tespit edilen pestisit metabolitleri ve tatlandırıcı kalıntılarının, yeraltı sularına tarımsal faaliyetler ve insan kaynaklı atıklar yoluyla karışmış olabileceği ifade edildi.
Uzmanlar, bu bulguların doğal kaynak sularında çevresel kirlilik etkisinin de dikkate alınması gerektiğini gösterdiğini belirtiyor.
AMBALAJLAR DA DEĞERLENDİRİLDİ
Araştırmada ürünlerin yalnızca kimyasal içeriği değil, ambalaj tercihleri de çevresel açıdan incelendi.
Çok kullanımlık cam veya PET şişelerin, tek kullanımlık PET şişelere göre çevre üzerinde daha az olumsuz etki bıraktığı saptandı.
TÜKETİCİLERE YEREL ÜRÜN ÖNERİSİ
Öko-Test raporunda tüketicilere, mümkün olduğunca yerel kaynaklardan elde edilen maden sularını tercih etmeleri önerildi.
Ayrıca çevresel etkiyi azaltmak için çok kullanımlı ambalajların seçilmesi gerektiği vurgulandı.







