Mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan soğanın farklı türleri sağlık açısından aynı etkiyi göstermiyor. Bilim insanlarının yaptığı kapsamlı bir araştırma, en faydalı seçeneğe ilişkin dikkat çekici bir sonucu ortaya koydu. Üstelik öne çıkan tür, pek çok kişinin ilk aklına gelen seçeneklerden biri olmadı.
BEYAZ YA DA KIRMIZI SOĞAN DEĞİL
Mutfaklarda sık kullanılan soğan çeşitlerinin sağlık açısından aynı özelliklere sahip olmadığı ortaya çıktı. Cornell Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmada farklı soğan türleri içeriklerindeki faydalı bileşenler bakımından karşılaştırıldı. Çalışmanın sonuçları, en çok öne çıkan türün beyaz ya da kırmızı soğan olmadığını gösterdi. Cornell Üniversitesi Gıda Bilimi Bölümü’nden Doç. Dr. Rui Hai Liu’nun liderliğindeki araştırma ekibi, 10 farklı soğan çeşidi ile arpacık soğanını laboratuvar ortamında inceledi. Yapılan analizlerde arpacık soğanının antioksidan kapasitesi ile kanser karşıtı özellikleriyle ilişkilendirilen bileşenler bakımından diğer çeşitlerin önüne geçtiği belirlendi.
Araştırmada yalnızca arpacık soğanı değil, bazı sarı ve kırmızı soğan türleri de dikkat çekti. ABD’nin batı bölgelerinde yetiştirilen “Western Yellow”, keskin aromasıyla bilinen “acı sarı” ve kırmızı kabuklu “Kuzey Kırmızısı” çeşitlerinin fenolik ve flavonoid bileşenler açısından zengin olduğu tespit
edildi. Araştırmacı Rui Hai Liu’ya göre arpacık soğanı ile tatlı aromasıyla bilinen ve ABD’nin Georgia eyaletinde yetiştirilen “Vidalia” çeşidi arasındaki fark ise oldukça belirgin. Yapılan ölçümlerde arpacık soğanının Vidalia soğanına kıyasla yaklaşık altı kat daha fazla fenolik bileşik içerdiği görüldü.
KOLON KANSERİ ÜZERİNDEKİ İNANILMAZ ETKİ
Araştırma kapsamında soğan çeşitlerinden elde edilen özütlerin kolon ve karaciğer kanseri hücreleri üzerindeki etkileri de incelendi. Laboratuvar testlerinde bazı çeşitlerin hücre çoğalmasını baskılama konusunda diğerlerinden daha güçlü sonuç verdiği görüldü.
Kolon kanseri hücrelerinde en belirgin etki “acı sarı” ve “Western Yellow” çeşitlerinde ortaya çıkarken, karaciğer kanseri hücrelerinde bu iki türe arpacık soğan da eklendi. Çalışmanın başındaki Rui Hai Liu, son yıllarda daha hafif aromalı ve tatlı soğanların tercih edilmesine rağmen keskin ve acı soğanların flavonoid bakımından daha zengin olduğuna dikkat çekti. Araştırmacılar, flavonoid açısından zengin besinlerin tüketiminin kalp-damar hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türleriyle ilişkilendirilen risklerin azalmasıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Elde edilen bulgular, soğanın yalnızca yemeklere lezzet katan bir ürün olmadığını, aynı zamanda günlük beslenmede önemli bir yere sahip olabileceğini de ortaya koyuyor.
Yorum Yap







