Saçlarının daha gür görünmesini isteyenlerin karşısına yağlardan vitaminlere, şampuanlardan çeşitli uygulamalara kadar çok sayıda seçenek çıkıyor. Ancak her saç seyrelmesinin nedeni aynı olmadığı için herkese uygun tek bir yöntem bulunmuyor.
Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), saç dökülmesinde öncelikle sebebin belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü genetik saç dökülmesi ile demir eksikliği, stres veya hastalık sonrasında meydana gelen saç kaybının tedavileri birbirinden farklı olabiliyor.
SAÇLAR GERÇEKTEN GÜRLEŞEBİLİR Mİ?
Bir kişinin sahip olduğu saç kökü sayısını kozmetik ürünlerle artırmak mümkün değil. Ancak mevcut saç köklerinin daha sağlıklı çalışmasını sağlamak, saç tellerinin incelmesini yavaşlatmak ve belirli saç dökülmesi türlerinde yeniden büyümeyi desteklemek mümkün olabiliyor.
Dolayısıyla saç gürleştirmekten söz ederken üç farklı durumun birbirinden ayrılması gerekiyor: mevcut saç tellerini daha kalın ve sağlıklı tutmak, aktif saç dökülmesini azaltmak ve hâlâ canlı olan ancak zayıflamış saç köklerinden yeniden saç çıkışını desteklemek. Saç folikülünün tamamen yok olduğu bazı kalıcı veya yara bırakan saç kaybı türlerinde ise saçın aynı kökten yeniden çıkması mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle özellikle hızla ilerleyen dökülmelerde erken müdahale önem taşıyor.
GÜNDE 50-100 TEL SAÇ DÖKÜLMESİ NORMAL KABUL EDİLİYOR
Saçların her gün belirli miktarda dökülmesi doğal saç döngüsünün bir parçası. Amerikan Dermatoloji Akademisine göre insanların günde yaklaşık 50 ila 100 saç teli kaybetmesi normal kabul ediliyor. Ancak duşta, yastıkta veya tarakta önceki dönemlere kıyasla belirgin şekilde daha fazla saç görülmesi, saç ayrım çizgisinin genişlemesi, şakakların açılması veya tepe bölgesinin seyrelmesi farklı bir durumun habercisi olabilir. Özellikle ani başlayan yoğun dökülme ile yıllar içerisinde yavaş yavaş ilerleyen seyrelme aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.STRES SONRASI SAÇLAR NEDEN DÖKÜLÜYOR?
Yoğun stres, yüksek ateşle seyreden hastalıklar, ameliyatlar, ciddi kilo kaybı veya doğum gibi durumların ardından telogen effluvium adı verilen geçici saç dökülmesi gelişebiliyor Bu durumda saç dökülmesi genellikle tetikleyici olayın hemen ardından değil, birkaç ay sonra belirginleşiyor. AAD'ye göre sorun ortadan kalktığında saç yoğunluğu birçok kişide 6 ila 9 ay içerisinde yeniden normale yaklaşabiliyor. Bu nedenle birkaç ay önce geçirilen ciddi bir hastalık, hızlı kilo verme dönemi veya yoğun stres de bugün başlayan saç dökülmesinin sebebi olabilir.PROTEİN EKSİKLİĞİ SAÇLARI ETKİLER
Saçın temel yapısında protein önemli rol oynuyor. Çok düşük kalorili diyetler, yetersiz beslenme veya yeterli protein alınmaması saç dökülmesini artırabilecek faktörler arasında bulunuyor. Et, yumurta, balık, süt ürünleri, baklagiller ve kişinin beslenme biçimine uygun diğer protein kaynaklarının yeterli miktarda tüketilmesi saç sağlığının korunmasına katkı sağlayabilir. Ancak yalnızca daha fazla protein tüketmenin genetik saç dökülmesini ortadan kaldırması beklenmemeli. Beslenmenin temel amacı mevcut bir eksikliğin oluşmasını önlemek veya eksiklik varsa bunu gidermek olmalı.DEMİR EKSİKLİĞİNE DİKKAT
Saç dökülmesine eşlik edebilen önemli sorunlardan biri de demir eksikliği. NHS, demir eksikliği anemisinin belirtileri arasında saç dökülmesini de gösteriyor. Özellikle belirgin saç dökülmesine yorgunluk, halsizlik veya solukluk gibi şikayetler eşlik ediyorsa doktor değerlendirmesi gerekebilir.
Dermatolog gerekli gördüğünde kan testlerinden yararlanarak saç dökülmesinin altında yatan beslenme veya sağlık sorunlarını araştırabilir. Mayo Clinic de saç dökülmesinin değerlendirilmesinde kan testlerinin altta yatan bazı tıbbi durumların belirlenmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.

BİOTİN HERKESTE SAÇ
GÜRLEŞTİRMEZ
Saç dökülmesi denildiğinde en fazla kullanılan takviyelerden biri biotin oluyor. Ancak herhangi bir eksiklik tespit edilmeden vitamin ve mineral kullanmak doğru bir yaklaşım olmayabilir. AAD, biotin, demir ve çinko gibi takviyelerin eksiklik tespit edildiğinde kullanılmasını öneriyor. Seviyeleri normal olan kişilerde gereksiz takviye kullanımının fayda sağlamayabileceği gibi bazı vitamin ve minerallerin aşırı alınmasının zarar verebileceğine dikkat çekiliyor. Özellikle yüksek miktarda A vitamini, E vitamini veya selenyum içeren takviyelerin gereğinden fazla kullanılmasının saç dökülmesiyle ilişkilendirilebildiği belirtiliyor. Bu nedenle “saç vitamini” adı altında satılan ürünleri gelişigüzel kullanmak yerine önce eksiklik olup olmadığının belirlenmesi daha doğru bir yoldur.
TİROİD DE SAÇLARIN SEYRELMESİNE NEDEN OLABİLİR
Tiroid hastalıkları da saçlarda incelme ve dökülmeye yol açabiliyor. Saçların aniden daha ince, kuru veya kırılgan hale gelmesi ya da yaygın şekilde seyrelmesi bazı tiroid problemlerine eşlik edebiliyor.
AAD, tiroid hastalıklarında saçlarda incelme, yavaş büyüme ve yoğun dökülme gibi değişiklikler görülebileceğini belirtiyor. Tiroid sorununa bağlı saç kaybında asıl hastalığın tedavi edilmesiyle saçlarda yeniden büyüme görülebiliyor.
SAÇI SIKI TOPLAMAK DÖKÜLMEYİ ARTIRABİLİR
Saçların sürekli çok sıkı şekilde toplanması saç kökleri üzerinde çekme kuvveti oluşturabiliyor. Uzun süre devam ettiğinde bu durum saç çizgisi başta olmak üzere belirli bölgelerde kayba yol açabiliyor.
Sıkı at kuyruğu, örgüler veya saçı devamlı geren uygulamalardan kaçınmak saç foliküllerinin üzerindeki mekanik yükü azaltabilir.
Aynı şekilde yoğun kimyasal işlem, sık boya, açıcı ve yüksek sıcaklık kullanımı saç tellerinin kırılmasına ve saçların olduğundan daha seyrek görünmesine neden olabilir. AAD, saç bakım alışkanlıklarının değiştirilmesinin bazı saç kayıplarının önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.
SAÇI HER GÜN YIKAMAK DÖKER Mİ?
Saç yıkama sırasında dökülen tellerin görülmesi çoğu zaman yıkamanın saç dökülmesine neden olduğu anlamına gelmez. Zaten saç döngüsünü tamamlayarak ayrılmaya hazır olan teller duş sırasında el veya suyla uzaklaşabilir. Dolayısıyla saçın az yıkanması tek başına saçları gürleştiren bir yöntem değil. Önemli olan saç ve saç derisinin ihtiyacına uygun, tahrişe yol açmayan bir bakım düzeni oluşturmak.ŞAMPUAN YENİ SAÇ ÇIKARIR MI?
Şampuanın temel görevi saç ve saç derisini temizlemek. Kozmetik ürünler saç tellerini daha hacimli gösterebilir, kırılmayı azaltabilir ve saçın genel görünümünü iyileştirebilir ancak genetik olarak kaybedilmiş saç köklerinin yerine yeni foliküller oluşturamaz.
SAÇLARI GÜRLEŞTİRMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Saç yoğunluğunu korumak isteyenler için temel yaklaşım; yeterli protein ve dengeli beslenme, hızlı kilo kaybından kaçınma, saçları sürekli gergin biçimde toplamama, aşırı ısı ve kimyasal işlemden uzak durma ve saç derisini tahriş etmeyen ürünler kullanma şeklinde özetlenebilir.Bunun yanında belirgin seyrelme varsa rastgele takviye kullanmak yerine saç kaybının sebebinin belirlenmesi daha önemli. Demir veya başka besin eksiklikleri varsa bunların düzeltilmesi; genetik saç dökülmesi söz konusuysa dermatolog kontrolünde kanıta dayalı tedavilerin değerlendirilmesi gerekiyor.
HANGİ DURUMLARDA DERMATOLOĞA GİDİLMELİ?
Saç dökülmesi hızla artıyorsa, saç çizgisinde belirgin gerileme başladıysa, tepe bölgesi gözle görülür şekilde seyrekleşiyorsa veya saçta bölgesel boşluklar oluşuyorsa dermatoloji değerlendirmesi faydalı olabilir. Özellikle saç derisinde kızarıklık, ağrı, yara, yoğun kaşıntı veya kabuklanmayla birlikte saç kaybı görülmesi durumunda gecikmemek önem taşıyor. Bazı iltihaplı ve yara bırakan saç hastalıklarında folikül kalıcı olarak zarar görebildiği için erken teşhis mevcut saçların korunmasını sağlayabiliyor.
Yorum Yap







