Yargıtay, apartman ve site yaşamında sıkça tartışma konusu olan balkon değişikliklerine ilişkin dikkat çekici bir karara imza attı. Karara göre, binanın dış görünümünü etkileyen ve gerekli onay süreci tamamlanmadan yapılan müdahaleler hukuken sorun yaratabiliyor. Bu tür değişikliklerin eski hale getirilmesine karar verilebildiği gibi, masraf ve dava giderleri de değişikliği yapan kat malikine yüklenebiliyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 4. maddesinde apartmanların ortak alanları ayrıntılı şekilde tanımlanıyor. Binanın dış cephesi, çatı, giriş kapıları ve yapının mimari görünümünü oluşturan unsurlar bu kapsamda değerlendiriliyor. Daireye ait balkonların dışarıdan görülen bölümleri de binanın genel estetik yapısının bir parçası sayılabiliyor. Bu nedenle balkonun, binanın mevcut renk düzeninden tamamen farklı bir tona boyanması her zaman kişisel bir dekorasyon tercihi olarak kabul edilmiyor. Dış cephede bütünlüğü bozan bu tür uygulamalar, diğer kat malikleriyle uyuşmazlığa ve hukuki sürece kadar uzanabiliyor.
EV SAHİBİ ESKİ HALİNE GETİRİYOR
Apartmanın yönetim planında özel bir hüküm bulunmaması durumunda, binanın genel görünümüne uymayan balkon uygulamalarına karşı diğer kat malikleri hukuki yollara başvurabiliyor. Özellikle dış cephedeki renk bütünlüğünü bozan değişiklikler, ortak estetik yapıya müdahale olarak değerlendirilebiliyor.Bu tür uyuşmazlıklar Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülebiliyor. Yargıtay’ın benzer dosyalardaki değerlendirmelerinde, binanın mimari ve estetik bütünlüğünü bozan müdahalelerin eski hale getirilmesi yönünde kararlar verilebildiği görülüyor. Bu durumda balkonunu diğer dairelerden farklı bir renge boyatan kat maliki, yaptığı
değişikliği kaldırarak balkonu binanın mevcut renk düzenine uygun hale getirmek zorunda kalabiliyor. Wama Haber’de yer alan bilgilere göre, eski hale getirme masraflarının yanı sıra dava sonucunda doğan yargılama giderleri de değişikliği yapan kat malikine yüklenebiliyor.
DIŞ CEPHE RENGİNDE KARAR İÇİN YAZILI ONAY GEREKİYOR
Apartman veya site genelinde balkonların ya da dış cephenin renginin değiştirilmek istenmesi halinde tek bir kat malikinin kararı yeterli olmuyor. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, binadaki kat maliklerinin beşte dördünün yazılı onayının alınması gerekiyor.Alınan kararın yalnızca sözlü mutabakatla sınırlı kalmaması da önem taşıyor. Kat Malikleri Kurulu’nda kabul edilen değişikliğin karar defterine işlenerek kayıt altına alınması gerekiyor. Bunun yanında apartmanın tapu müdürlüğünde bulunan yönetim planının da kontrol edilmesi gerekiyor. Yönetim planında dış cephe renginin değiştirilmesini açıkça yasaklayan bir hüküm bulunması halinde, alınacak kararın buna uygun olması gerekiyor.
BAKIM AMAÇLI BOYAMADA AYRI BİR DURUM VAR
Her balkon boyama işlemi için diğer kat maliklerinden ayrıca izin alınması gerekmiyor. Zamanla kirlenen, solan veya boyası dökülen yüzeylerin yenilenmesi bakım ve onarım kapsamında değerlendirilebiliyor.Ancak burada temel kriter, yeni boyanın binanın mevcut renk düzeniyle uyumlu olması. Balkonun orijinal rengi korunarak yapılan yenileme işlemleri, yapının mevcut görünümünü değiştirmediği için rutin bakım kapsamında kabul edilebiliyor. Bu nedenle yalnızca eski boyanın yenilenmesi amacıyla yapılan ve mevcut renk kodunu koruyan uygulamalarda ayrıca onay sürecine ihtiyaç duyulmayabiliyor.







