İstanbul’un kronikleşen meselelerinden biri olan sarı taksi krizi, son aylarda yerini beklenmedik bir durgunluğa bıraktı. Yıllarca "yolcu seçme" ve "araç bulamama" şikâyetleriyle gündemden düşmeyen sektör, şimdilerde boş kalan koltuklar ve sinek avlayan duraklarla sınav veriyor. Taksimetre ücretlerine yapılan peş peşe zamlar ve dijital dönüşümün getirdiği paylaşımlı yolculuk alternatifleri, sektörün hareket alanını ciddi oranda küçülttü.
"Kısa Mesafe" Artık Lüks Oldu
Kentin ana arterlerinde ve mahalle aralarında görmeye alışık olduğumuz o yoğun trafik, yerini müşteri bekleyen uzun taksi kuyruklarına bıraktı. Şoförlere göre bu durgunluğun temelinde "fiyat-fayda" dengesininbozulması yatıyor. Artan tarifeler nedeniyle en kısa mesafelerin bile yüksek maliyetli hale gelmesi, vatandaşı raylı sistemlere ve diğer toplu taşıma araçlarına yönlendirdi. Üstelik kış sezonuyla birlikte turizmdeki mevsimsel yavaşlama, özellikle tarihi yarımada ve Beşiktaş gibi merkezlerdeki ticari hacmi adeta bıçak gibi kesti.







