Koma, dışarıdan bakıldığında tamamen hareketsiz ve bilinçsiz bir durum gibi görünse de uzmanlara göre vücutta birçok biyolojik süreç işlemeye devam ediyor.
Cleveland Clinic tarafından "acıya veya yüksek seslere tepki verilemeyen derin bilinçsizlik hali" olarak tanımlanan koma, beyin travmaları, enfeksiyonlar ve çeşitli nörolojik rahatsızlıklar sonucu ortaya çıkabiliyor.
BEYİN DIŞ DÜNYAYI ALGILAMAYA DEVAM EDEBİLİYOR
Koma üzerine uzun yıllardır araştırmalar yapan uzmanlar, bazı hastaların beyinlerinin dış dünyadan gelen bilgileri işlemeyi sürdürdüğünü belirtiyor.
Özellikle tanıdık sesler, dokunma ve ağrı gibi uyaranlara karşı bazı beyin bölgelerinde aktivite gözlemlenebiliyor. Ancak hastaların bu süreçte ne hissettiği veya ne kadar farkındalık yaşadığı kesin olarak bilinmiyor.
Bazı hastalar uyandıktan sonra hiçbir şey hatırlamazken, bazıları belirli sesleri veya olayları kısmen anımsadığını ifade ediyor.
KASLAR HIZLA ERİMEYE BAŞLIYOR
Koma sürecindeki en dikkat çekici değişimlerden biri ise kas kaybı.
Uzmanlara göre hareket edemeyen vücut, kullanılmayan kas dokularını hızla kaybetmeye başlıyor.
İlk 24 saat içinde atrofi süreci başlıyor. Bir hafta sonunda kas kütlesinin
yaklaşık yüzde 5'i kaybediliyor. İki haftada bu oran yüzde 10 ila 15 seviyesine çıkarken, bir ay sonunda kayıp yüzde 30'a kadar ulaşabiliyor.
BACAK KASLARI DAHA HIZLI ETKİLENİYOR
Araştırmalar, kas kaybının vücudun her bölgesinde aynı hızda gerçekleşmediğini ortaya koyuyor.
Özellikle bacak kasları, kollara kıyasla daha hızlı zayıflıyor ve eriyor. Bu durum, hastaların iyileşme sonrasında yeniden yürüyebilmesini zorlaştırabiliyor.
EKLEMLERDE KALICI HASAR OLUŞABİLİYOR
Uzun süre hareketsiz kalan hastalarda "kontraktür" adı verilen ciddi bir sorun ortaya çıkabiliyor.
Bağ dokularının sertleşmesi sonucu parmakların kıvrılması, diz ve dirseklerin kilitlenmesi gibi kalıcı yapısal değişiklikler meydana gelebiliyor.
FİZİK TEDAVİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Uzmanlar, bu riskleri azaltmak için fizyoterapistlerin hastaların uzuvlarını düzenli olarak hareket ettirdiğini belirtiyor.
Ayrıca kalp kasının da uzun süreli hareketsizlikten olumsuz etkilenebildiği ve zamanla daha az verimli çalışmaya başlayabildiği ifade ediliyor.
Bu nedenle fizik tedavi uygulamaları, komadan çıkan hastaların yeniden günlük yaşama adapte olabilmesi açısından kritik önem taşıyor.







