Türkiye’nin büyük ölçekli elma üreticilerinden Baharsun Tarım’ın Genel Müdürü Fahrettin Aksakal, tüketicilerin tezgahta lekesiz ve kusursuz görünen elmayı tercih etmesinin üretim sürecindeki pestisit kullanımını artırabildiğine dikkat çekti.
Yozgat’ta 3 bin dönüm alanda elma yetiştiriciliği yapan Aksakal, özellikle elma kara lekesi nedeniyle üreticilerin defalarca ilaçlama yapmak zorunda kaldığını belirterek tüketicilere kara lekeli elmaları da satın alma çağrısında bulundu.
TÜKETİCİ LEKELİ ELMAYI İSTEMİYOR
Aksakal’ın sosyal medya paylaşımı, meyvelerin dış görünüşüne yönelik tüketici beklentisinin tarımsal üretime etkisini yeniden gündeme taşıdı.
Elma kara lekesi, Venturia inaequalis adlı mantarın yol açtığı ve birçok elma üretim bölgesinde görülen bir hastalık. Hastalık, meyvenin üzerinde kahverengi ve siyah lekeler oluşmasına neden oluyor.
KARA LEKE HER ZAMAN YEME KALİTESİNİ BOZMUYOR
İngiltere Kraliyet Bahçıvanlık Derneği’ne göre hafif kara leke enfeksiyonunda sorun büyük ölçüde meyvenin görünümüyle sınırlı kalabiliyor ve yeme kalitesi çok az etkileniyor.
Enfeksiyonun ağırlaşması halinde ise meyvede şekil bozuklukları ve çatlamalar görülebiliyor. Bu durum çürüme ve depolama sorunlarına yol açabiliyor.
“MARKETLER DE TÜCCAR DA ALMAK İSTEMİYOR”
Aksakal, üreticinin ilaçlamayı azaltıp üzerinde kara leke bulunan ürünü hasat etmesi halinde satışta sorun yaşadığını belirtti.
LinkedIn hesabından yaptığı paylaşımda Aksakal, “Marketler de tüccar kara lekeli elma almak istemiyor. Onlar neden almak istemiyor? Çünkü market tezgahında kara lekeli elmaları müşteriler almak istemiyor” ifadelerini kullandı.
Aksakal’a göre tüketicinin parlak, düzgün ve lekesiz
elmaya yönelmesi marketlerin satın alma kriterlerine, buradan tüccara ve ardından üreticiye yansıyor.
LEKESİZ ELMA İÇİN İLAÇLAMA BASKISI
Taze tüketilen elmada dış görünüş yalnızca Türkiye’de değil, farklı ülkelerdeki ticari kalite standartlarında da önem taşıyor.
ABD Tarım Bakanlığı’nın en yüksek elma kalite sınıfı olan “U.S. Extra Fancy” standardında ürünün kara lekeden arındırılmış olması kriterler arasında bulunuyor. Avrupa Birliği pazarlama standartlarında ise kara lekenin kaplayabileceği alan kalite sınıfına göre sınırlandırılıyor.
Kara lekeyle mücadelede fungisitlerin yanı sıra dayanıklı çeşitlerin kullanılması, hastalıklı yaprakların bahçeden uzaklaştırılması, doğru budama ve hastalık tahmin sistemleri gibi entegre mücadele yöntemleri de uygulanabiliyor.
BİR SEZONDA ORTALAMA 11,3 KEZ UYGULAMA
Türkiye’de meyvecilikte pestisit kullanımı daha önce de gündeme gelmişti. Gazeteci Gürkan Akgüneş’in 2019 yılında Milliyet’te yayımlanan “Pestisit çılgınlığı” başlıklı yazısında aktardığı Bursa’daki araştırmaya göre, elma üreticileri bir üretim sezonunda elmaya ortalama 11,3 kez pestisit uyguluyordu.
Aynı verilerde ortalama uygulama sayısının şeftalide 10, armutta ise 18,3 olduğu belirtilmişti.
TÜKETİCİYE “KARA LEKELİ ELMAYI ALIN” ÇAĞRISI
Aksakal, tüketici tercihlerinin üretim zincirini doğrudan etkilediğini belirterek daha az kusursuz görünen ürünlere yönelik yaklaşımın değişmesi gerektiğini savundu.
“Fakat hepimizin tercihleri tedarik zincirini geriye doğru zorladığı uygulamaların hem maliyetine hem de zirai ilaç kalıntısına da maruz kalıyoruz” diyen Aksakal, “Müşteri kara lekeli elma almaya, hatta daha ekonomik bir fiyatla almaya ikna edilebilir miyiz?” sorusunu yöneltti.







