Türkiye genelinde 4 Nisan 2026 tarihi itibarıyla hayata geçen "kademeli sistem" uygulamasıyla birlikte, enerji tüketiminde tasarrufu teşvik etmek amaçlanıyor. Yeni düzenleme ile belirlenen aylık tüketim limitinin altında kalan aboneler mevcut tarifeden faydalanmaya devam ederken, bu sınırı aşanlar daha yüksek bir birim fiyat üzerinden ücretlendirilecek. Sistemin hane bütçelerine yansıması ise Mayıs ayında düzenlenecek olan ilk faturalarla birlikte netlik kazanacak.
Doğal Gaz Faturalarında Kademeli Tarife Nedir, Nasıl İşleyecek?
Yeni doğal gaz faturalandırma sisteminde "iki basamaklı fiyatlandırma" modeline resmen geçildi. Sistemin işleyişine göre, tüketimi belirlenen sınırın altında kalan aboneler indirimli birim fiyat üzerinden ücretlendirilecek. Ancak tüketim sınırının aşılması durumunda, sadece aşan miktar değil, toplam tüketimin tamamı yüksek fiyatlı ikinci kademe üzerinden hesaplanacak. Bu hesaplama yöntemi, limitin çok az üzerinde kalan abonelerin bile faturalarında ani ve ciddi maliyet artışlarıyla karşılaşmasına neden olabilecek.

Doğal Gaz Faturalarındaki Fiyatlar Nasıl
Değişecek?
Kademeli doğal gaz tarifesinde fiyat basamakları netleşti. Yeni düzenlemeye göre, düşük tüketim grubunda yer alan aboneler için metreküp fiyatı vergiler dahil 16,23 TL olarak uygulanacak. Ancak tüketim limitini aşarak bir üst kademeye geçen vatandaşlar için birim fiyat 26,13 TL’ye yükselecek. İki kademe arasındaki yaklaşık 10 TL’lik (yüzde 60'ın üzerinde) fiyat farkı, enerji maliyetlerinin hane bütçesi üzerindeki baskısını ciddi oranda artıracak.

İllerde Tüketim Sınırı Farklı
Doğal gazda kademeli tarife sistemi, Türkiye’nin farklı iklim kuşakları gözetilerek "esnek limit" modeliyle uygulanıyor. Yeni düzenlemede tüketim sınırları sabit bir rakam üzerinden değil, şehirlere ve mevsimsel sıcaklık değerlerine göre değişkenlik gösteriyor. Nisan ve Mayıs aylarında İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde ortalama tüketim değerleri farklı seviyelerde standardize edilirken; Erzurum, Sivas ve Kastamonu gibi soğuk iklime sahip illerde "düşük kademe" sınırı daha yüksek tutuluyor. Bu sayede, ısınma ihtiyacı coğrafi şartlar nedeniyle daha fazla olan bölgelerdeki abonelerin mağduriyetinin önlenmesi hedefleniyor.







