Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, gıda denetimlerinde karşılaşılan taklit ve tağşiş yöntemlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Peynir üretiminde yapılan bazı hilelere dikkat çeken Dilber, sütün yağının ayrılarak tereyağı üretildiğini, geriye kalan yağsız sütle yapılan peynirin ise “tam yağlı” olarak satışa sunulabildiğini söyledi.
GIDADA TAĞŞİŞLE MÜCADELE SÜRÜYOR
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, gıda denetimleri kapsamında karşılaştıkları taklit ve tağşiş yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dilber, bugüne kadar taklit ve tağşiş yapan kişi ve işletmelere yönelik 28 kamuoyu duyurusu yapıldığını belirterek, bu bilgilerin dijital sistem üzerinden kamuoyuna açık şekilde paylaşıldığını ifade etti.
TAĞŞİŞ YAPANLARA AĞIR CEZALAR
Dilber, gıdada hile yapan işletmelere uygulanan yaptırımlara da değindi. Uygunsuz gıda ürünleri için öncelikle toplatma kararı verildiğini belirten Dilber, ürünlerin değerlendirme imkânı bulunmaması halinde imha edildiğini söyledi. En düşük cezanın 470 bin TL olduğunu belirten Dilber, aynı ihlalin bir
fabrika tarafından yapılması halinde cezanın 4 milyon 700 bin TL’ye kadar çıkabildiğini ifade etti. Aynı suçun tekrar edilmesi halinde cezaların iki katına çıktığını ve üç yıl içinde tekrar eden ihlallerde savcılığa suç duyurusunda bulunularak işletmenin kapatılmasının gündeme gelebileceğini dile getirdi.
PEYNİRDEKİ HİLE YÖNTEMİ
Süt ürünlerinde en sık karşılaşılan tağşiş yöntemlerinden birinin peynir üretiminde ortaya çıktığını belirten Dilber, bazı üreticilerin sütün kremasını ayırarak bu yağdan tereyağı ürettiğini, geriye kalan yağsız sütle yapılan peyniri ise “tam yağlı peynir” olarak satışa sunduğunu anlattı. Bu yöntemle hem tereyağı üzerinden ayrı bir gelir elde edildiğini hem de tüketicinin yanıltılabildiğini ifade etti.
AYNI FİRMA NASIL DEFALARCA İFŞA EDİLİYOR?
Dilber, zeytinyağı sahteciliğiyle gündeme gelen bir firmanın 81 kez ifşa edilmesiyle ilgili sorulara da yanıt verdi. Bu durumun çoğu zaman marka ve şirket isimlerinin değiştirilmesinden kaynaklandığını belirten Dilber, aynı kişi ya da grubun farklı isimlerle yeni markalar oluşturarak faaliyetlerini sürdürebildiğini ve farklı illerde tespit edilebildiğini söyledi.







