UNESCO'nun Gastronomi Şehirleri Ağı’nda yer alan Gaziantep, baklavası ve fıstığı ile olduğu kadar çay tiryakiliğiyle de başı çekiyor. ÇAYKUR’un Türkiye’deki çay tüketim alışkanlıklarını analiz eden raporunda Gaziantep zirveye yerleşti.
SOHBETİN, MİSAFİRPERVERLİĞİN VE ÇAYIN BULUŞMA NOKTASI
Misafirperverliğin ve koyu sohbetlerin vazgeçilmezi olan çay, Gaziantep’te sabah kahvaltısından gece saatlerine kadar tüketiliyor. İnce belli bardaktaki çayın günün her anında sıcak tutulduğu kentte, çay hem sosyal bir ritüel hem de günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda.
Çayın “anavatanı” olarak bilinen Karadeniz illerini geride bırakan Gaziantep’te çay ocakları, iş yerleri ve evlerde demlikler hiç soğumuyor. Kentte çay tüketimi öyle yaygın ki, günlük yaşam adeta çay molaları üzerinden
akıyor.
GÜN BOYU DEMLİKLER SÖNMÜYOR
Gaziantepliler yemekten sonra, iş aralarında, ziyaretlerde ve sohbetlerde çayı ilk tercih olarak görüyor. Çay ocaklarında bardak fiyatları 10–20 TL arasında değişirken, sosyal hayatın merkezinde çayın olduğu hareketlilik gün boyu sürüyor.
50 yıllık çay ocağı işletmecisi Aladdin Demir, Gazianteplilerin çayı buharda demleyip acılaştırmadan servis ettiğini, bunun da mideyi rahatsız etmeden fazla içilmeyi mümkün kıldığını aktarıyor. Demir, “Bir müşterinin 33 bardak içtiğini gördüm” diyerek tiryakiliğin boyutunu özetliyor.
Vatandaşlar ise çayı “baş ağrısından sohbet keyfine” kadar günlük hayatın merkezinde gördüklerini söylüyor. Bir başka tiryaki, “Günde 40–50 bardak içiyorum” diyerek Gaziantep’in çayı ne ölçüde sahiplendiğini gösteriyor.







