Amasya Tatlıpınar köyünde Ramazan ayının tatlı yorgunluğunu kadınlar değil, erkekler omuzluyor. Eski köy okulunun dev bir sofraya dönüştüğü bu harika gelenekte, kadınlara bir ay boyunca 'mutfak izni' veriliyor. Ocağın başında erkek aşçıların hünerlerini sergilediği, servisi ve dağıtımı da yine erkeklerin yaptığı bu sistemde, kadınlara sadece ezan vaktini bekleyip bu güzel dayanışmanın tadını çıkarmak kalıyor.
KADINLAR YEMEK TELAŞI YAŞAMIYOR
140 haneli köyde 14 yıl önce başlayan uygulamaya salgında ara verilmişti. Sonrasında ise bu uygulamaya geri dönüldü. Köyün aşçısı gündüz vakti yemeklerin hazırlığına başlıyor. Her gün 3 kazan sıcak yemek köylülerin önüne çıkıyor. Yemek yapma telaşını düşünmeyen köyün kadınları, o süreyi Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendiriyor.

İftar vaktine doğru köyde herkes evlerinden çıkıp eski okul binasına gidiyor. Aşçının pişirdiği yemekler erkekler tarafından masalara getiriliyor. Kadınlar yemeklere ellerini dahi sürmüyor.
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLANDI
Belirli
günlerde iftar yemeğinden sonra bilgilendirme faaliyeti de gerçekleştiriliyor. Son olarak Amasya Üniversitesi tarafından köyde konferans düzenlendi. Köylülere sülün hediye edildi. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Tatlıpınarlılar, yurt dışındaki akrabalarını ve köylerine yolları düşen herkesi gönül sofralarına davet etti.
“YEMEĞE ELİMİZİ BİLE SÜRMÜYORUZ”
Uygulama öncesinde misafir ağırlamak için kadınlar yemek telaşının bir gün öncesinden başladığını hatırlatan Tuğba Aytekin de, "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Aşçımız hazırlıyor. Erkekler dağıtıyor. Burada öyle bir derdimiz yok. Her şey çok güzel. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" şeklinde konuştu.

BAKAN MURAT KURUM: BU KÖY, BAŞKA KÖY
Tatlıpınar köyü, sadece Ramazan dayanışmasıyla değil, üst düzey çevre bilinciyle de adından söz ettiriyor. Her haneye ve sokak girişlerine yerleştirilen geri dönüşüm kutuları sayesinde köyde atıklar kaynağında ayrıştırılıyor; sokaklara veya tarım arazilerine tek bir çöp dahi atılmıyor. Köy halkının doğaya duyduğu bu saygı, iki yıl önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da dikkatini çekmiş ve Kurum bu örnek tabloyu ‘Bu köy, başka köy’ notuyla kamuoyuyla paylaşmıştı.







