Borsa İstanbul’da tasarruflarını faizsiz finans ilkelerine göre değerlendirmek isteyen yatırımcılar, portföylerine eklemek istedikleri şirketlerin Katılım Endeksi kriterlerine uyumunu yakından takip ediyor. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olan TÜPRAŞ’ın (TUPRS) BIST Katılım Endeksi’nde yer alıp almadığı da son bilanço döneminde en çok araştırılan konuların başında geliyor. Şirketin KAP'a bildirdiği Katılım Finans İlkeleri Bilgi Formu verileri doğrultusunda güncel durumu ve finansal oranları netleşti.
TÜPRAŞ KATILIM ENDEKSİNE UYGUN MU?
TÜPRAŞ (TUPRS) güncel verilere göre Borsa İstanbul Katılım Endeksi'ne uygundur. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) sunduğu son "Katılım Finans İlkeleri Bilgi Formu" kapsamında İslami finans standartlarının belirlediği faizli borç ve faizli gelir oranları kriterlerini karşılamaktadır. Mevcut durumuyla BIST Katılım Tüm ve BIST Katılım 50 gibi endekslerde aktif olarak yer almaktadır.
İşte TÜPRAŞ'ın endeks uygunluğunu belirleyen daha teknik ve özgün dinamikler:
1. Sektörel Uygunluk ve Temel Faaliyet
TÜPRAŞ’ın ana faaliyeti petrol rafinerisidir. Katılım endeksindeki ilk kural olan "faaliyet alanının İslami prensiplere uygun olması" (alkol, kumar, faizli finans vb. olmaması) kriterini ana iş modeliyle doğrudan geçer. Şirketin uygunluk testinde takılabileceği tek yer finansal oranlardır.
2. "Net Nakit" Paradoksu ve %5 Sınırı
Son yıllarda yüksek rafineri marjları sayesinde TÜPRAŞ devasa bir nakit fazlası (net nakit pozisyonu) yarattı. Katılım finans ilkelerine göre bir şirketin faiz getirili varlıklarından elde ettiği gelirin, toplam gelirlerine oranının %5'i aşmaması gerekir.
TÜPRAŞ gibi milyarlarca
lira nakdi olan bir şirketin, bu parayı geleneksel faizli mevduatlarda tutması %5 kuralını anında ihlal etmesine neden olur. TÜPRAŞ'ın endekste kalabilmesi, bu devasa nakdi faizsiz enstrümanlarda (katılım bankaları, sukuk, faizsiz döviz pozisyonları) veya doğrudan yatırımlarda değerlendirdiğini gösterir.
3. Piyasa Değeri Kalkanı (%33 Kuralı)
Katılım Endeksi kurallarına göre bir şirketin faizli borçlarının veya faiz getirili nakit varlıklarının Piyasa Değerine veya Toplam Varlıklarına (hangisi büyükse) oranının %33'ü geçmemesi şarttır.
TÜPRAŞ, Borsa İstanbul'un piyasa değeri en yüksek şirketlerinden biridir. Şirketin piyasa değerinin (pay fiyatının) yüksek olması, paydada yer alan rakamı devasa büyüterek, %33'lük sınırın aşılmasını matematiksel olarak zorlaştırır. Yani şirketin hisse performansı güçlü kaldıkça, endekste kalma ihtimali de artar.
4. Katılım Fonlarının (Emeklilik ve Yatırım) Etkisi
TÜPRAŞ'ın Koç Holding yönetimi altında Katılım Endeksi kriterlerine bilerek dikkat ettiği piyasa uzmanlarınca bilinir. Türkiye'de ve dünyada sadece İslami kurallara (faizsiz) göre yatırım yapan devasa BES (Bireysel Emeklilik) ve yatırım fonları bulunmaktadır. TÜPRAŞ'ın bu endekste kalması, milyarlarca liralık bu fonların mecburi olarak TÜPRAŞ hissesi alabilmesini ve tahtada ciddi bir alıcı talebi oluşmasını sağlar.
5. Temettü Dönemlerindeki Kritik Eşikler
TÜPRAŞ yıl içinde yüklü nakit temettü (kâr payı) dağıtan bir şirkettir. Temettü ödemesi yapıldığı gün şirketin kasasından devasa nakit çıkar ve piyasa değeri (hisse fiyatı düşerek) düzeltme yer. Bu dönemlerde açıklanan ilk bilançolarda, piyasa değeri/borç dengesi anlık olarak değiştiği için şirketlerin endeks uygunluğu en çok temettü dağıtılan çeyreklerde risk altına girer. Ancak TÜPRAŞ güçlü bilanço yapısıyla bu dalgalanmaları tolere edebilmektedir.







