Türkiye’nin nüfus yapısında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Çocuk nüfusun oranı azalırken yaşlı nüfus yüzde 11’i aşmış, ortanca yaş ise 34,9’a yükselmiş durumda. Nüfus piramidinin tabanının daralması ve üst kısmının genişlemesi, Türkiye’nin geçmişte sahip olduğu genç nüfus avantajının giderek zayıfladığını gösteriyor. Bu değişim, çalışma çağındaki nüfus, iş gücü potansiyeli ve ekonomik büyüme açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.
NÜFUSUN YAŞ DAĞILIMI DEĞİŞİYOR
Ancak son yıllarda yaşanan ekonomik sorunlar, genç nüfusun önemli bir bölümünü ekonomik büyümenin temel dinamiklerinden biri haline getirirken, Türkiye’nin demografik yapısındaki sorunlar da giderek daha belirgin hale geldi. Doğum oranlarındaki düşüş ve yaşam süresinin uzaması, nüfusun yaş dağılımını önemli ölçüde değiştirdi. TÜİK’in Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verileri de Türkiye’nin giderek yaşlanan nüfus yapısını ortaya koydu.
Üstelik veriler, yaşanan demografik değişimin geçici bir eğilim olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Nüfus piramidinin tabanı giderek daralırken üst kesimlerin genişlemesi, çocuk nüfusun toplam içindeki payının
azalmasına karşılık yaşlı nüfusun ağırlığının arttığını gösteriyor. TÜİK’in 2026’nın ikinci çeyreğine ilişkin verilerine göre, 0-14 yaş grubundaki çocukların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 20,4’e geriledi. Oysa bu oran 2000’li yılların başında yüzde 30’a yakındı. Öte yandan doğurganlık hızının, nüfusun kendini yenilemesi için kritik kabul edilen 2,1 seviyesinin altına düşmesi, Türkiye’nin demografik dönüşümünü daha da belirgin hale getiriyor. Bu değişimin önümüzdeki yıllarda ekonomiden istihdama, sosyal güvenlikten kamu hizmetlerine kadar pek çok alanda etkisini göstermesi bekleniyor.







