Elektrikli otomobillerin hızla yaygınlaşması, ülkelerin araçlardan elde ettiği vergi gelirlerinin geleceğini de gündeme taşıdı. Benzin ve motorin tüketiminin azalmasıyla akaryakıttan alınan vergilerde ortaya çıkabilecek kaybın nasıl karşılanacağı tartışılırken, kilometre bazlı ücretlendirme modelleri öne çıkan seçeneklerden biri haline geldi.
Fransa’da henüz elektrikli araçlara kilometre başına vergi getirilmesine yönelik resmi bir karar bulunmuyor. Ancak elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla akaryakıt vergilerinden doğabilecek gelir kaybının nasıl telafi edileceği tartışılıyor.
24 MİLYAR EUROLUK GELİR GÜNDEMDE
Fransa’da 2024 yılında binek otomobillerden alınan özel tüketim vergisi ve KDV yaklaşık 24 milyar euro gelir sağladı.
Araç filosunun büyük ölçüde elektrikliye dönüşmesi durumunda bu gelirin önemli ölçüde azalabileceği değerlendiriliyor. Tamamen elektrikli bir araç filosundan elektrik vergileri yoluyla sağlanabilecek gelirin ise 4 ila 5 milyar euro seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.
Bu değerlendirmeler, Kedge Business School ekonomisti Éric Pichet’in 15 Eylül’de yayımlanan görüş yazısında yer aldı.
YENİ ZELANDA KİLOMETREYE GÖRE ÜCRET ALIYOR
Kilometre bazlı sistem bazı ülkelerde şimdiden uygulanıyor. Yeni Zelanda’da elektrikli araçlar 1 Nisan 2024’ten itibaren dizel araçların da dahil olduğu Yol Kullanım Ücreti sistemine alındı.
Sürücüler 1.000 kilometrelik kullanım dilimleri satın alıyor. Hafif elektrikli araçlarda ücret 76 Yeni Zelanda doları, yani yaklaşık 38 euro olarak uygulanıyor. Akaryakıt vergisi de ödeyen şarj edilebilir hibrit araçlardan ise bunun yarısı alınıyor.
Araçların kat ettiği kilometre beyan edilirken, bu bilgiler muayene sırasında kontrol edilebiliyor.
İZLANDA’DA ARAÇ AĞIRLIĞI DA HESABA KATILIYOR
İzlanda’da kilometre bazlı ücretlendirme 2024 yılında elektrikli ve hidrojenli araçlarla başladı. Sistem 1 Ocak 2026’dan itibaren içten yanmalı motora sahip araçları da kapsayacak şekilde genişletildi.
Ağırlığı 3,5 tona kadar olan araçlardan kilometre başına 6,95 İzlanda kronu, yaklaşık 5 euro sent ücret alınıyor. Araç ağırlığı yükseldikçe ödenen tutar da artıyor.
İNGİLTERE 2028’E HAZIRLANIYOR
Birleşik Krallık’ta da benzer bir sistemin Nisan 2028’den itibaren uygulanması planlanıyor.
Plana göre elektrikli araçların kilometre başına yaklaşık 2,2 sent, şarj edilebilir hibritlerin ise yaklaşık 1,1 sent ödemesi öngörülüyor.
Yıllık ortalama 12 bin 200 kilometrelik kullanım dikkate alındığında elektrikli bir otomobil için yıllık tutarın yaklaşık 268 euro olması hesaplanıyor.
TÜRKİYE’DE SAYI 472 BİNİ AŞTI
Elektrikli otomobiller Türkiye’de de giderek daha büyük bir paya ulaşıyor. Ağustos 2026 itibarıyla trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı 472 bin 157’ye yükseldi.
2026’nın Ocak-Ağustos döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarında elektrikli ve hibrit araçların toplam payı yüzde 51,9’a ulaştı.
Ancak Türkiye’de elektrikli araçlara kilometre başına yeni bir vergi uygulanmasına yönelik açıklanmış kesin bir plan bulunmuyor. Fransa, Yeni Zelanda veya Birleşik Krallık’taki modellerin Türkiye’de de uygulanacağını söylemek için mevcut durumda bir dayanak yok.
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR DA VERGİ ÖDÜYOR
Türkiye’de elektrikli otomobil sahipleri mevcut sistemde satın alma aşamasında ÖTV ve KDV, kullanım sırasında ise Motorlu Taşıtlar Vergisi ödüyor.
Bu nedenle elektrikli araçların yaygınlaşması, otomobillerden alınan vergilerin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Bununla birlikte akaryakıt tüketiminin azalması, uzun vadede yakıta bağlı vergi gelirlerinin yapısını değiştirebilir.
Türkiye’de Ağustos 2026’da motorinden alınan ÖTV için de kademeli bir düzenlemeye gidildi ve tutarın 2027 başından itibaren yeniden artırılması kararlaştırıldı.
SİSTEMİN TARTIŞMALI YÖNLERİ VAR
Kilometre bazlı ücretlendirmede temel yaklaşım, aracı daha fazla kullanan kişinin daha fazla ödeme yapması. Bu model aynı zamanda elektrikli aracın evde kullandığı elektriği diğer tüketimden ayırma ihtiyacını da ortadan kaldırabiliyor.
Ancak sistemin tartışmalı yönleri bulunuyor. Toplu taşıma imkanlarının güçlü olduğu şehirlerde yaşayanlarla otomobile daha fazla ihtiyaç duyan kırsal kesimdeki sürücülerin aynı mesafe için aynı tutarı ödemesi eleştiri konusu olabiliyor.
Yolculuğun yapıldığı yer ve saat de trafik ile altyapı üzerindeki etkiyi değiştirebiliyor. Konum ve saate göre farklı ücret uygulanması durumunda GPS veya benzeri takip sistemlerinin kullanılması gündeme gelebileceği için kişisel veriler ve gizlilik konusunda da tartışmalar yaşanabiliyor.
Yeni Zelanda ve İzlanda’nın nüfus, coğrafya ve ulaşım koşullarının Fransa ve Türkiye’den farklı olması da bu modellerin doğrudan başka ülkelere uygulanmasını güçleştiriyor.
TÜRKİYE’DE ŞİMDİLİK KARAR YOK
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte ülkelerin otomobillerden aldığı vergilerin gelecekte hangi yöntemle toplanacağı tartışılıyor.
Fransa’da kilometre bazlı ücretlendirme henüz bir tartışma ve öneri aşamasında bulunuyor. Türkiye’de ise elektrikli araçlara kilometre başına vergi getirilmesine ilişkin açıklanmış kesin bir düzenleme bulunmuyor.







