TÜİK’in eylül ayına ilişkin reel getiri verileri, yatırım araçlarındaki dengelerin değiştiğini ortaya koydu. Altın ve borsanın geride kaldığı ayda, yatırımcısına en yüksek reel kazancı sağlayan araç ise dikkat çekti.
EN FAZLA KAZANDIRAN YATIRIM ARACI OLDU
TÜİK’in eylül ayına ilişkin reel getiri verileri, yatırım araçları arasındaki farkın belirginleştiğini gösterdi. Enflasyondan arındırılmış sonuçlarda Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ayın en fazla kazandıran yatırım aracı oldu. DİBS’in reel getirisi Yİ-ÜFE bazında yüzde 1,18, TÜFE bazında ise yüzde 1,40 olarak hesaplandı.
DİBS’i brüt mevduat faizi izledi. Mevduat yatırımcısı eylülde Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 0,96, TÜFE’ye göre yüzde 1,19 oranında reel getiri elde etti. Böylece aylık bazda yatırımcısını enflasyona karşı koruyup pozitif getiri sağlayan yalnızca bu iki araç oldu. Diğer yatırım araçlarında ise tablo tersine döndü. BIST 100, Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 6,01, TÜFE’ye göre yüzde 5,79 reel kayıpla listenin sonunda yer aldı. Külçe altın da eylülü negatif kapatarak Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 2,24, TÜFE’ye göre yüzde 2,02 değer kaybetti. Döviz cephesinde de reel kayıp görüldü. Avro Yİ-ÜFE bazında yüzde 1,12, TÜFE bazında yüzde 0,89 gerilerken; Amerikan doları sırasıyla yüzde 0,44 ve yüzde 0,22 oranında reel kayıp yaşadı. Altın, kısa ve orta vadede yatırımcısına kayıp yazdırırken yıllık performansta yeniden öne çıktı. TÜİK verilerine göre külçe altın
son altı ayda Yİ-ÜFE bazında yüzde 16,99 reel değer kaybetti. Aynı dönemde en güçlü performansı ise yüzde 1,60 reel getiriyle brüt mevduat faizi gösterdi.

12 AYLIK GETİRİDE ZİRVE ALTININ
Vade bir yıla çıkarıldığında yatırım araçlarının sıralaması değişti. Son 12 ayda külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,25, TÜFE dikkate alındığında ise yüzde 5,30 reel getiri sağlayarak ilk sıraya yerleşti. Altının ardından DİBS geldi. Devlet İç Borçlanma Senetlerinin yıllık reel getirisi Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 5,85, TÜFE’ye göre yüzde 3,93 olarak hesaplandı. Brüt mevduat faizinde ise bu oranlar sırasıyla yüzde 2,17 ve yüzde 0,32 oldu. Dolar, avro ve BIST 100 ise yıllık dönemde enflasyon karşısında yatırımcısının alım gücünü koruyamadı. Yİ-ÜFE bazında Amerikan doları yüzde 7,58, avro yüzde 9,33, BIST 100 ise yüzde 2,80 reel kayıp verdi. TÜFE esas alındığında kayıp dolarda yüzde 9,26’ya, avroda yüzde 10,97’ye, borsada ise yüzde 4,56’ya ulaştı.
REEL GETİRİ NE ANLAMA GELİYOR?
Bir yatırım aracının fiyatının yükselmesi tek başına gerçek anlamda kazanç sağlandığı anlamına gelmiyor. Reel getiri, yatırımın nominal kazancının enflasyon etkisinden arındırılmasıyla ortaya çıkıyor. TÜİK hesaplamalarında hem Yİ-ÜFE’yi hem de TÜFE’yi kullanıyor. Böylece yatırımcının yalnızca elde ettiği nominal kazanç değil, bu kazançla satın alma gücünü ne ölçüde koruyabildiği de görülüyor.







