Bilmeceler, Türk edebiyatında çok köklü bir yeri vardır. Örneğin, Divan-ı Lügati't-Türk: Kaşgarlı Mahmud, 11. yüzyılda bu türden "tabuz (tabız)" olarak bahsetmiştir. İşte en çok araştırılan bilmecelerin yanıtları...
KÜÇÜCÜK FIÇICIK İÇİ DOLU TURŞUCUK NEDİR?
Bu meşhur tekerleme tadındaki bilmecenin cevabı: Limondur. Küçük, fıçıya benzeyen şekli ve içindeki o ekşi, sanki turşu suyunu andıran tadıyla bu bilmece nesiller boyu çocukların (ve çocuk kalanların) favorisi olmuştur.
Aristo’ya göre bilmeceler, mecaz (metafor) sanatının en saf halidir. Bir nesneyi başka bir nesneye benzeterek anlatmak, insan beyninin sembolik düşünme yeteneğini geliştirir. Örneğin "Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk" dediğimizde, limonun şekli ve tadı arasında kurulan bu bağ, edebi bir sanatın en basit formudur.
Eğer bilmece saatine devam etmek
isterseniz de, İşte senin için birkaç tane daha klasik bilmeceler;
Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane: (Nar)
Ben giderim o gider, arkamdan tin tin eder: (Gölge)
Kanadı var kuş değil, boynuzu var koç değil: (Kelebek)
Şehirleri var ama evleri yok. Dağları var ama ağaçları yok. Suları var ama balıkları yok: (Harita)
YER ALTINDA SAKALLI DEDE NEDİR?
Yer altında sakallı dede bilmecesinin cevabı, mutfaklarımızın çok sevilen (ya da çocukların pek sevmediği) bir sebzesidir. Beyaz gövdesi yerin altında kalır ve o beyaz kısmın ucunda püskül püskül saçaklar vardır; işte o saçaklar "dedenin sakalı" deniliyor. Yer altında sakallı dede bilmecesinin cevabı pırasadır.







