Yeşilay'ın son raporu, Türkiye’de kumar oynama yaşının 15’in altına düştüğünü ortaya koydu. 2024 itibarıyla kumar bağımlılığı ilk kez alkol ve madde bağımlılığını aşarak bağımlılık türleri arasında üst sıraya yerleşti. Bu tablo, bağımlılıkla mücadelede sorumluluğun kimde olduğu tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
HALKA SORULDU: SORUMLU KİM?
Areda Survey tarafından Türkiye genelinde yapılan araştırma, toplumun mücadelede en büyük sorumluluğu iki aktöre yüklediğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 44,1’i aileyi, yüzde 43,4’ü ise devleti birinci sırada sorumlu görüyor. Böylece toplum neredeyse ikiye ayrılmış durumda.
CİNSİYET FARKI ÇARPICI
Veriler kadın ve erkeklerin bakışının farklı olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların yüzde 47,9’u öncelikli sorumlu olarak aileyi işaret ederken, erkeklerin yüzde 48’i devletin sorumluluğunu öne çıkarıyor. Bu farklılık, bağımlılık algısının toplumsal rollerle iç içe olduğunu gösteriyor.
GENÇLER MEDYA ETKİSİNİ ÖNE ÇIKARIYOR
Yaş
gruplarına göre dağılımda da belirgin ayrışmalar bulunuyor.
55 yaş üstü: yüzde 50,8 oranıyla devleti birinci sırada görüyor.
35-54 yaş: yüzde 45,2 ile aileyi sorumlu tutuyor.
18-34 yaş: yüzde 43,4 ile yine aileyi işaret ediyor.
Ancak gençler diğer yaş gruplarından farklı olarak medya ve sosyal medyanın etkisini yüzde 17,4 ile ciddi bir faktör olarak değerlendiriyor.
EĞİTİM SEVİYESİ ALGILARI DEĞİŞTİRİYOR
Araştırmaya göre eğitim düzeyi yükseldikçe aile sorumluluğuna yapılan vurgu artıyor. Lisans ve üzeri eğitimli katılımcıların yüzde 51,4’ü aileyi birinci sıraya yerleştirirken, bu grupta medya ve sosyal medyaya atfedilen sorumluluk oranı yüzde 31,1’e kadar yükseliyor.
SEKTÖR OYUNCULARI GÖRÜNMEZDE
Medya ve sosyal medya platformlarını sorumlu bulanların oranı yüzde 12’de kalırken, okulların (yüzde 0,3) ve sivil toplum kuruluşlarının (yüzde 0,2) neredeyse hiç sorumlu tutulmaması dikkat çekiyor. Bu durum, toplumsal algının bağımlılığı büyük kurumlar ve aile ekseninde değerlendirdiğini gösteriyor.







