Miras paylaşımında yaşanan anlaşmazlıklar ve kardeşler arasındaki hak tartışmaları, Türk Medeni Kanunu'ndaki düzenlemelerle çözüme kavuşturuluyor. Uzmanlar, özellikle tapuda satış gibi gösterilen bazı işlemlerin yıllar sonra bile dava konusu olabileceğine dikkat çekiyor.
YASAL MİRASÇILIKTA KURALLAR NET
Avukat Kortan Toygar, miras paylaşımının temel olarak murisin ölüm anındaki malvarlığı üzerinden yürüdüğünü belirtti. Vasiyetname veya miras sözleşmesi bulunmaması halinde Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen yasal mirasçıların devreye girdiğini ifade eden Toygar, eş ve çocukların bulunduğu durumlarda anne, baba ve kardeşlerin mirastan pay alamadığını söyledi.
SAKLI PAY KURALI DEVREYE GİRİYOR
Miras bırakanın malvarlığı üzerinde tasarruf hakkı bulunsa da bunun sınırsız olmadığını belirten Toygar, saklı pay uygulamasının yasal mirasçıların haklarını koruduğunu ifade etti. Buna göre çocukların saklı payı, yasal miras paylarının yarısı olarak kabul ediliyor.
KARDEŞLER ARASINDAKİ DENGESİZLİK DÜZELTİLEBİLİYOR
Miras bırakanın hayattayken çocuklarına yaptığı ev, iş yeri veya sermaye desteklerinin mirastan düşülebileceğini belirten Toygar, bu tür
kazandırmaların paylaşım sırasında dikkate alındığını söyledi. Böylece kardeşler arasında oluşabilecek eşitsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor.
TAPUDAKİ SATIŞ HER ZAMAN SATIŞ OLMAYABİLİR
Toygar'ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise "muris muvazaası" olarak bilinen uygulama oldu. Buna göre miras bırakanın, aslında bağışladığı bir taşınmazı tapuda satış yapılmış gibi göstermesi halinde hukuki aldatmaca söz konusu olabiliyor.
ZAMANAŞIMI BULUNMUYOR
Uzmanlara göre bu tür durumlarda mirasçılar, miras bırakanın ölümünün ardından tapu iptali ve tescil davası açabiliyor. Üstelik muris muvazaasına dayalı davalarda zamanaşımı süresi bulunmuyor. Mahkemenin işlemi muvazaalı bulması halinde tapu iptal edilerek taşınmaz mirasçılar arasında yasal payları oranında yeniden tescil edilebiliyor.
MİRAS PAYLAŞIMINDA ÜÇ KRİTİK AŞAMA
Uzlaşma sağlanamayan durumlarda süreç veraset ilamının alınmasıyla başlıyor. Ardından zorunlu arabuluculuk aşamasına geçiliyor. Arabuluculukta sonuç alınamaması halinde ise ortaklığın giderilmesi davası açılabiliyor. Bölünemeyen taşınmazlar için mahkeme satış kararı verebilirken, elde edilen gelir mirasçılar arasında paylaştırılıyor.






