Gıda fiyatlarındaki sert artış sonrası dar gelirli vatandaşlar temel ürünlere erişmekte zorlanmaya başladı. İstanbul dahil dört şehirde şubesi bulunan bir market zinciri ise tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş veya son kullanma tarihine (SKT) çok az kalmış ürünleri düşük fiyatlarla satışa sunuyor. Marketin önünde öğrenciler ve emekliler uzun kuyruklar oluşturuyor.
‘İSRAF SAVAŞÇISI’ SLOGANI VE ACI TABLO
“Yenir Market” adıyla faaliyet gösteren mağazalar, zincir marketlerde stok dışı bırakılan ürünleri yüzde 80’e varan indirimlerle satıyor. Bakliyat, süt ürünleri, hijyen malzemeleri ve bebek bezine kadar geniş ürün gamının yer aldığı market, düşük gelir grubuna “son durak” haline gelmiş durumda.
MARKET ANONSU: “DISTOPYA DEĞİL GERÇEK”
Mağazaya girildiğinde SKT ve TETT farkını anlatan bir anons duyuluyor. Anonsta, TETT geçmiş ürünlerin görünüm, tat ve koku olarak sorun yoksa satışa sunulabileceği belirtiliyor. Marketin içinde üç yıl önceki fiyatları hatırlatan etiketler dikkat çekse de çoğu ürünün TETT’si aylar hatta bir yıla kadar geçmiş durumda.
EN ÇOK ÖĞRENCİ VE EMEKLİ ALIŞVERİŞ YAPIYOR
Raflar arasında uzun süre dolaşan müşteriler “en yenilebilir” ürünü ayıklamaya çalışıyor. Süt ve et ürünleri konusunda şüphe duyanlar daha çok hazır gıdalara, atıştırmalıklara ve hijyen ürünlerine
yöneliyor. TETT’si dört ay geçmiş 450 gram çerez tabağının 130 TL’ye satıldığını görenler ürünü kapışıyor.
“30 LİRAYA DOYUYORUZ” DİYEN ÇOCUKLAR
Öğle arasında markete gelen lise öğrencileri 30 TL’ye aldıkları noodle ile karın doyuruyor. Ortaokul öğrencileri ise 1 TL’lik şekerlerle mutlu olmaya çalışıyor. Çocuklardan biri, “Tarihi geçmiş ama ucuz olduğu için alıyoruz, paramız yok” diyerek tabloyu özetliyor.
VATANDAŞLARIN İSYANI: “BAŞKA ÇAREMİZ YOK”
İndirimli ürün peşinde koşan emekliler, hayat pahalılığının ağırlığını şöyle anlatıyor:
Hatice Yüksel (75): “Eşim işçi emeklisi, tramvaya binip buraya geliyorum. 500 lira ödedim. Bu yaşımda bunları yaşadığım için kimseyi affetmeyeceğim.”
Zafer Göçer (67): “Raflara baktım ama alamadım. Üç yiyeceğime bir yiyeceğim dedim. Ne hale düştük.”
Kadir Tombuloğlu (79): “Torunların eğitimi için çalışıyorum. Çay ocağında 04.00–16.00 arası. Bu market bile pahalı geliyor.”
Nezahat Becerikli (65): “18 bin lira emekli aylığıyla geçiniyoruz. Bin 500 lira ödedim, başka yerde üç bin olurdu. Bu adalet mi?”
Mehmet Bitiren (69): “Tarihi geçmiş ürün satan market görüyorsam demek ki halimiz vahim.”
Engelli vatandaş (65): “Tek maaşla geçinemem. Peyniri, eti almaya korkuyorum. Bizi bu hale sokanlar utansın.”







