Türkiye’de asgari ücretin enflasyon karşısındaki performansı yıllara göre belirgin biçimde değişti. 2021’de asgari ücrete yılın başında yüzde 21,6 oranında artış yapılmasına rağmen, yıl sonu enflasyonunun yüzde 36,1’e çıkması ücretlerin fiyat artışlarını yakalayamamasına neden oldu. Bu tablo, asgari ücretlinin reel gelirinde gerileme yaşanmasına yol açtı.
2022 ve 2023 yıllarında ise yüksek enflasyonun etkisini azaltmak amacıyla farklı bir yöntem izlendi. Yıl başında yapılan artışlara ek olarak temmuz ayında da ara zam uygulanarak asgari ücret yeniden yükseltildi. Böylece çalışanların gelirlerinin hızla artan yaşam maliyetleri karşısında daha fazla korunması amaçlandı.
Ara Zamdan Tek Zamma Geçiş Alım Gücünü Değiştirdi
2022 ve 2023 yıllarında asgari ücrete hem yıl başında hem de temmuz ayında artış yapılması, ücretlerdeki toplam yükselişi enflasyonun
üzerine taşıdı. İki zammın birleşik etkisiyle asgari ücret 2022’de kümülatif olarak yüzde 94,7, 2023’te ise yüzde 107,3 arttı. Aynı yıllarda resmi enflasyon sırasıyla yüzde 64,3 ve yüzde 64,8 seviyesinde gerçekleşti. Böylece asgari ücretlinin reel gelirinde belirgin bir artış ortaya çıktı.
2024’te ise ara zam uygulamasından vazgeçilerek yeniden yalnızca yıl başında zam yapılmaya başlandı. O yıl asgari ücret yüzde 49,1 artırılırken, yıllık enflasyon yüzde 44,4 oldu. Ücret artışı enflasyonun bir miktar üzerinde kaldı ancak önceki iki yıldaki kadar güçlü bir reel kazanç sağlanamadı.

2025’te tablo bu kez tersine döndü. Asgari ücrete yapılan yüzde 30’luk artış, yıl sonunda yüzde 30,89 olarak gerçekleşen enflasyonun hafif altında kaldı. Böylece ücret artışı fiyat artışlarını tam olarak karşılayamazken, asgari ücretlinin alım gücünde yeniden sınırlı bir kayıp oluştu.







