Narenciyenin merkezlerinden Adana’da portakala benzediği için çoğu zaman dalında kalan turunç, Kozanlı girişimci kadınlar sayesinde hem reçel hem de ekşi sos olarak sofralara taşınıyor. Ürünün kabuğu reçele, iç kısmı ise ekşiye dönüştürülerek atık oluşması engelleniyor.
ÇAMAŞIR KAZANINDAN İCAT EDİLEN YÖNTEM
Kadınlar turunç kabuklarını önce kendi icatları olan çamaşır kazanı benzeri düzende rendeleyip temizliyor. Ardından kabuklar haşlanıyor, acısının gitmesi için 4 gün boyunca suyu değiştirilerek bekletiliyor. Tek tek ipe dizilen kabuklar, odun ateşinde saatlerce kaynatılıp reçel haline getiriliyor.
FİYATI 60 KAT DEĞERLENİYOR
Kozan’da tarlada 5 TL’den alıcı bulan turunç, işlendikten sonra reçel ve ekşi sos olarak 200–300 TL bandında satılıyor. Böylece ürün yaklaşık 60 kat değerleniyor.
Üretici Gülsüm Pazarcı, “Kilosu 5 TL olan turunç kazana girince 200–300 TL’ye çıkıyor. Kabuğundan reçel, posasından ekşi yapıyoruz. Ekşinin fiyatı da 300
TL” dedi.
İMECE USULÜYLE ÜRETİM VE GELİR KAPISI
Çukurovalı kadınların imece usulü ürettiği turunç ürünleri, hem bölgeye ekonomik katkı sağlıyor hem de kadınlara gelir yaratıyor. Üreticilerden Özlem Dinler, “Turunç tarlada para etmiyor ama biz değerlendirdik. 5 günlük mesaiyle reçel ve ekşi üretiyoruz. Hastalar bile posadan yapılan ekşiye talep gösteriyor” dedi.
SOSYAL MEDYADAN TÜRKİYE’YE SATIŞ
Kozanlı kadınlar yılda yaklaşık 5 ton üretim yapıyor. Ürünler kavanozlanıp vakumlandıktan sonra sosyal medya üzerinden Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Kadınlar hem ev ekonomisine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.
“MUTLU KADIN, MUTLU AİLE, MUTLU KOZAN”
Üretime destek veren Gülizar Dinler, “Turunç dalında para etmiyor ama rende işi zor. Biz de hem çalışıyoruz hem kazanıyoruz. Televizyon karşısında vakit geçirmek yerine ekonomiye katkı sağlıyoruz. Mutlu kadın, mutlu aile, mutlu Kozan” diye konuştu.







