Gıda fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalanmaların sınırlandırılması için tarımsal üretim maliyetlerini aşağı çekecek yeni düzenlemelerin devreye alınması planlanıyor. AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’dan derlediği bilgilere göre, gıda fiyatlarının ekonomik hedeflerle daha uyumlu ve dengeli bir seyir izlemesi için kapsamlı politikalar uygulanacak.
TÜKETİCEYE DAHA MAKUL FİYATLAR
Programda, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, tarımsal verimliliğin yükseltilmesi ve üretimde katma değerin artırılması temel öncelikler arasında gösterildi. Tüketicinin kaliteli gıdaya daha makul fiyatlarla ulaşabilmesi amacıyla destekleme ve dış ticaret politikalarının da birbiriyle uyumlu şekilde yürütülmesi öngörülüyor. Bu çerçevede tarımsal üreticilerin üzerindeki maliyet baskısını azaltacak yapısal adımlara hız verilecek. Üretimden tedarike kadar farklı aşamalarda maliyetlerin kontrol altına alınmasıyla, gıda fiyatlarında yaşanan sert iniş ve çıkışların azaltılması hedefleniyor.
DÜŞÜK GELİRLİLER ÖNCELİKLİ
Gıda fiyatlarında daha dengeli bir görünüm sağlanarak, hanelerin mutfak harcamalarından kaynaklanan yükünün azaltılması hedefleniyor. Özellikle düşük gelir grubundaki vatandaşların alım gücünün korunması ve refah seviyesinin desteklenmesi, uygulanacak politikaların öncelikli amaçları arasında yer alacak. Bu doğrultuda gıda ve tarım ürünlerinde arz-talep dengesi, ithalat ve ihracattaki değişimler ile tedarik ve dağıtım zincirinde yaşanabilecek gelişmeler yakından takip edilecek. Fiyatları etkileyebilecek risklerin önceden tespit edilmesi amacıyla erken uyarı sistemi benzeri bir izleme yaklaşımı uygulanacak.Fiyat istikrarını desteklemek için ilgili kurumlar arasında koordinasyon güçlendirilirken, maliye ve dış ticaret politikaları da bu
hedef doğrultusunda şekillendirilmeye devam edecek. Gıda arz güvenliğinin artırılması kapsamında ise stratejik tarım ürünlerinde üretim planlaması sürdürülecek. Hangi ürünün nerede ve ne kadar üretileceği belirlenirken arz-talep dengesi, Türkiye'nin yeterlilik oranı, bölgesel üretim kapasitesi ve özellikle su kaynaklarındaki kısıtlar dikkate alınacak. Böylece hem üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması hem de gıda piyasasında oluşabilecek arz kaynaklı fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi amaçlanacak.
YERLİ ÜRETİM PAYI YÜKSELTİLECEK
Türkiye’nin gıda arz güvenliğini güçlendirmek ve tarımsal üretimi olası krizlere karşı daha dayanıklı hale getirmek amacıyla yeni adımlar atılacak. Bu doğrultuda üretim planlamasından veri altyapısına kadar birçok alanda kapasite artırılırken, stratejik tarımsal girdilerde yerli üretimin payının yükseltilmesine öncelik verilecek. Tarımda verimliliği artıran, kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayan ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılığı güçlendiren yeni üretim modellerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Genel Tarım Sayımı’ndan elde edilen sonuçlarla tarım envanteri yenilenecek, üretime ilişkin verilerin daha sağlıklı takip edilebilmesi için veri toplama ve yönetim standartları geliştirilecek.Tarımsal AR-GE ve yenilik çalışmalarına da hız verilecek. Türkiye’ye özgü genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra, daha yüksek verim sağlayan ve değişen iklim koşullarına dayanıklı bitki çeşitleri ile hayvansal genetik materyallerin geliştirilmesi desteklenecek. Üreticinin en önemli maliyet kalemleri arasında bulunan gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel girdilerde ise dışa bağımlılığın azaltılması amaçlanıyor. Bu ürünlerde tedarik risklerinin önüne geçmek ve üretimde sürekliliği sağlamak için Türkiye’nin yerli üretim kapasitesi artırılacak.







