Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında yetişen Lulo meyvesi, sıra dışı görünümü ve hassas yapısı nedeniyle dünyada nadir bulunan meyveler arasında gösteriliyor. Dış görünüşü portakalı, iç yapısı ise domatesi andıran bu egzotik tür, raf ömrünün çok kısa olması nedeniyle uluslararası pazarlara taşınamıyor. Bu nedenle meyve çoğunlukla yetiştiği bölgelerde taze olarak tüketiliyor.
NARENCİYE GİBİ GÖRÜNÜYOR
Bilimsel adı Solanum quitoense olan Lulo, dış görünüşüyle parlak turuncu renkte bir portakalı andırıyor. Ancak kesildiğinde iç kısmında yeşil renkli, çekirdekli ve jelimsi bir yapı görülüyor.
Patlıcangiller familyasına ait olan bu meyve, botanik olarak domates ve patlıcanla akraba kabul ediliyor. Tadının ise narenciye benzeri keskin ve ferahlatıcı bir asiditeye sahip olduğu belirtiliyor.
RAF ÖMRÜ KISA
Lulo’nun dünya genelinde yaygınlaşamamasının en önemli nedeni, meyvenin oldukça hassas bir yapıya sahip olması.
Dalından koparıldıktan kısa süre sonra tazeliğini kaybeden meyve, uzun mesafeli taşımacılığa uygun olmadığı için ticari
ihracata konu edilemiyor. Paketleme ve nakliye sırasında kolayca zarar görmesi de bu durumu daha da zorlaştırıyor.
Bu nedenle Lulo, çoğunlukla Kolombiya, Ekvador ve Panama gibi yetiştiği bölgelerde tüketiliyor.
YEREL MUTFAKLARIN VAZGEÇİLMEZİ
Bölge halkı Lulo meyvesini genellikle ikiye bölerek kaşıkla tüketiyor. Ayrıca meyve, Güney Amerika’da oldukça popüler olan “Lulada” adlı içeceğin yapımında da kullanılıyor.
Ferahlatıcı ve asidik tadı nedeniyle sıcak iklimlerde sık tercih edilen meyvelerden biri olarak biliniyor.
BESİN DEĞERİ YÜKSEK
Lulo, içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde yerel mutfaklarda “süper gıda” olarak kabul ediliyor.
Meyve özellikle:
A ve C vitamini açısından zengin
Lif bakımından güçlü
Kalsiyum, fosfor ve potasyum içeriyor
Uzmanlar ise meyvenin kabuğundaki ince tüylerin hassas ciltlerde tahrişe neden olabileceğini belirtiyor. Ayrıca patlıcangiller ailesine alerjisi olan kişilerin tüketirken dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor.







