Market raflarında “doğal”, “geleneksel” veya “ev yapımı” gibi ifadelerle satılan elma sirkesi, son yıllarda sağlıklı beslenme trendlerinin gözdesi haline geldi. Sindirimi desteklemesi, kan şekerini dengelemesi ve kilo kontrolüne katkısı sıkça konuşuluyor. Ancak uzmanlara göre tüketicilerin çoğu yalnızca ön etikette yazan pazarlama ifadelerine güveniyor. Asıl önemli bilgiler ise ürünün arka yüzündeki içerik listesinde saklı.
KATKILAR GÖZDEN KAÇIYOR
Üreticilerin bir kısmı maliyeti düşürmek veya raf ömrünü uzatmak için elma sirkesine çeşitli katkılar ekleyebiliyor. En sık karşılaşılan maddeler arasında:
Sülfitler (E220–E228): Renk koruyucu olarak kullanılıyor. Hassas bireylerde alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.
Karamel renklendirici (E150): Sirkeye daha koyu ve çekici bir görünüm vermek için ekleniyor.
Glikoz şurubu ve yapay tatlandırıcılar (E950, E955): Tadı yumuşatmak için kullanılıyor.
Bu katkılar mevzuata uygun olsa da, ürünün doğal ve sade olduğu algısıyla çelişiyor.
ETİKETLERDEKİ “ŞEFFAFLIK SORUNU” DEVAM EDİYOR
Türk Gıda Mevzuatı, içeriklerin etikette yer almasını zorunlu kılıyor; ancak yazım biçimi, punto boyutu veya açıklık konusunda ayrıntılı standartlar bulunmuyor. Bu da üreticilere şu alanlarda boşluk yaratıyor:
Çok küçük puntolar
Kimyasal terimler ve E kodları
/>
“Doğal aroma” gibi genel tanımlamalar
Tüketicilerin bu ibareleri anlaması çoğu zaman mümkün olmuyor.
NELERE DİKKAT ETMELİ? “ALARM VEREN” İFADELER
Elma sirkesi satın alırken özellikle şu maddeler uyarı niteliği taşıyor:
E220–E228 (sülfitler)
E150 (karamel renklendirici)
E950 ve E955 (sentetik tatlandırıcılar)
Astım hastaları veya sülfite duyarlı kişiler için risk daha yüksek. EFSA tarafından bu konuda yüksek duyarlı gruplar için uyarı zorunlu tutuluyor.
GERÇEK KALİTE NASIL ANLAŞILIR?
Uzmanlara göre kaliteli bir elma sirkesi şunlara sahip olmalı:
Fermente elma suyu temelli
Kısa içerik listesi
Filtre edilmemiş veya “ana” ile birlikte ibaresi
Cam şişe ambalaj
Plastik ambalajlar, sirkenin asidik yapısı nedeniyle kimyasal göç riskini artırabiliyor.
TÜKETİCİ HAKLARI VE ÜRETİCİ SORUMLULUĞU
Denetim eksiklikleri ve “asgari düzey” etiketlemeler, tüketici için ciddi bilgi kaybı yaratıyor. Uzmanlara göre sektörün iyileşmesi için:
Denetimlerin sıklaştırılması,
Etiketlerin sadeleşmesi,
Cezaların caydırıcı hale gelmesi
gerekiyor.
Tüketiciler ise şikâyetlerini Alo 174 Gıda Hattı, Alo 175 Tüketici Hattı ve tüketici dernekleri aracılığıyla iletebiliyor.







