Uzun süren açlığın ardından mideyi yormayacak, kan şekerini dengede tutacak hafif tatlı alternatifleri bu yılın gözdesi! Ramazan’ın klasik lezzeti güllacın en ferah hallerinden, Osmanlı’dan günümüze ulaşan sütlü saray tatlılarına kadar; iftar keyfinizi ağırlaştırmadan tatlandıracak en sağlıklı seçenekler haberimizde...
HEM HAFİF HEM DE LEZZETLİ RAMAZAN TATLILARI
Ramazan sofralarının ağırlığını hafifletecek, iftar sonrası çayın yanına en çok yakışan tatlıları birkaç kategoride derledim. İşte Ramazan klasiği haline gelmiş lezzetler:Sütlü Tatlılar
Güllaç: Ramazan’ın tartışmasız lideridir. Gül suyu, bol süt ve cevizle yapılan bu tatlı, sindirimi en kolay seçenektir.
Sütlü Nuriye: Baklavaya nazaran şerbeti sütle hazırlandığı için çok daha hafiftir.
Keşkül-ü Fukara: Geleneksel bir Osmanlı lezzeti olan bu bademli sütlü tatlı, iftar sonrası mideyi yormaz.
Saray Muhallebisi: Sakızlı veya vanilyalı seçenekleriyle hafif bir dokunuş arayanlar için idealdir.
alt="ramazan-tatlilari-gullac.jpg" src="/uploads/haberler/fileman/ramazan-tatlilari-gullac.jpg" style="width: 570px; height: 380px;" />
Şerbetli Tatlılar
Şekerpare: İrmikli yapısı ve tam kıvamında şerbetiyle evlerde en çok pişirilen tatlılardandır.
Tulumba: Çıtır çıtır dokusuyla iftar sofralarının neşesidir.
Kemalpaşa: Yanına bir parça kaymak veya tahin eklenerek lezzeti ikiye katlanabilir.
Revani: Yoğurtlu keki ve şerbetiyle tam bir klasik.

Meyveli ve Yöresel Lezzetler
Ayva veya Kabak Tatlısı: Şerbetli olmalarına rağmen meyve bazlı oldukları için daha dengeli bir tat sunarlar. Yanında kaymak ve cevizle servis edilir.
Kadayıf (Ekmek veya Tel): Özellikle Hatay usulü künefe veya fıstıklı tel kadayıf, şerbetli tatlı severlerin favorisidir.
Halka Tatlısı: Sokak lezzeti olsa da Ramazan’da sofralara sıkça konuk olur.







