• İSTANBUL İMSAK  03:44 GÜNEŞ  05:38 ÖĞLE  13:15 İKİNDİ  17:13 AKŞAM  20:42 YATSI  22:27
  • 32,9065
  • 35,6871

Medine-i Münevvere’de yazılan bir şarkı: İşte Vurgunum’un hikayesi

Murat Göğebakan, Vurgunum şarkısının Umre'de yazıldığını anlatmıştı. İlhamını Medine'de bulan bu şarkı, samimiyet ve inancın derin bir ifadesi olarak doğdu.

medine-i-munevverede-yazilan-bir-sarki-iste-vurgunumun-hikayesi.png

Yıllar önce bir röportajında Vurgunum şarkısının hikayesini anlatan Murat Göğebakan, şarkının Umre'de yazıldığını şu sözlerle anlattı:

"Şarkının sözlerinde şu satırlar vardı; "Ben gönlümün ayak bağını senin kapına astım da geldim…" Yani, Biz her şeyiyle gönlümüzün ayak bağını bıraktık geldik. "Benim için dünya ile alakalı birçok şeyi kapattım ben" yani "Sana geldim ben!" dedim.  O ortam içerisinde beraberinde burada samimiyet, sağlık, özel hayat vardı. O sıkıntılı ara dönemde ben oraya gittim, sığındım. Çünkü bana göre bir kulun gidebileceği, sığınabileceği ilk yerdir ve eğer sabrınla beklersen mükâfatını mutlaka Cenab-ı Allah nasip eder.

Biz ilk Medine-i Münevvere'ye geldiğimizde içeriye girip Ravza'ya doğru ilerlerken öğle ezanı okunuyordu ve çok sevdiğim bir ağabeyim bana "İnşallah burada çok güzel bir şey yazarsın" dedi. Ben de orda; "Nasip eden nasip ederse, nasip olana eyvallah!" deriz dedim. Bir anda daha Ravza'ya gelmemişken yürürken bile bunu söylüyordum. Ravza'nın karşısına geçtiğimde döndüm ağabeye "Ben gönlümün ayak bağını senin kapına astım da geldim" dedim. Aslında orijinalinde şunu demiştik; "Ben gönlümün ayak bağını bela durağına astım da geldim." Yani, "Konuyu kapattım, her şeyi bitirdim ben. Yüreğim temiz gitmek istiyorum ben ve Sana öyle geldim, samimi geldim" demek istemiştim ve orda başladı. O gece, yatsı namazından sonra genç kardeşlerimizle sohbet ederken ben de bir yandan dilimin döndüğünce aşkı anlatırken bir yandan da notlar tutuyordum. Yazmaya başladık ve işte 'Vurgunum' çıktı."

Şarkının sözleri:

Ben gönlümün ayak bağını
Senin kapına astımda geldim
Ben gönlümün gözyaşlarını
Senin yollarına döktüm de geldim
Ben gönlümün ateşini
Senin gözlerinden aldım da geldim
Vurgunum yorgunum


Senin yoluna ölürüm ben
Vurgunum yorgunum
Senin yoluna ölürüm
Vurgunum yorgunum
Senin yoluna ölürüm ben
Vurgunum yorgunum
Senin yoluna ölürüm

"Ben seni geceyle gündüzün arasında sevdim yar
Kaybolan yılların, doğanın o acımasız kanununda sevdim ben seni
Kahretsin işte öyle sevdim öyle yandım ben sana yar
Bilsen ki sana olan sevgiyi anlatacak bir başka kelime bulsam
Bıkmadan usanmadan yılmadan
Namerdim ki onu söyler onu yazardım yar
Kahretsin ben seni gece ile gündüzün arasında sevdim yar
Bedenimi almaya gelen Azrail'in pençesinde sevdim ben seni
Kahretsin işte öyle sevdim öyle yandım ben sana yar
Bazen Prometheus oldum çarmıha gerilircesine
Bazen Spartaküs oldum aslanlara yem olurcasına
Bazen Cem Sultan, ilmiği boynunda Pir Sultan oldum yar
Bazen Şems'ini arayan Mevlana
Bazen Mevlana'yı arayan Şems
Dinginlerde Yunus, yokluğa kanat geren bir garip
Mutlu bir yusufçuk gibi sana özgürlüğüne koşarcasına geldim yar..."

Yorum Yap

Bu habere yorum yapabilmeniz için GİRİŞ yapmanız gerekiyor.
Destek