Okula başlamak yalnızca çocuk için değil, ebeveyn için de önemli bir geçiş dönemidir. Okulların açılmasına az bir zaman kala çocukların uyku ve oyun zamanlarının düzenlenmesi ve bazı hazırlıklarım yapılması okula uyumu kolaylaştırmaktadır. Daviva Avcılar Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Duygu Kodak, okula uyum süreci, okul reddi, rutinlerin düzenlenmesi ve ailelerin sergilemesi gereken doğru tutumlar hakkında açıklamalarda bulundu.
Okul Öncesinde Evde Güven Duygusu Oluşturulmalı
Ailelerin öncelikle kendi kaygılarını fark etmeleri ve yönetmeleri çok önemlidir. Çocuğa okulun nasıl bir yer olduğunu yaşına uygun, gerçekçi ve olumlu bir dille anlatmak, günlük rutini okul başlamadan önce yavaş yavaş düzenlemek çocuğun uyumunu kolaylaştırır. Çocuğa “Hiç korkmayacaksın, çok eğleneceksin” demek yerine, yaşayabileceği duygulara alan açmak daha sağlıklıdır. “İlk başta biraz heyecanlanabilirsin, ben yanında olacağım ve zamanla alışacaksın” gibi bir yaklaşım çocuğa güven verir. Çocuğun okula uyumunda en önemli unsurlardan biri, okuldan önce evde oluşturulan güven duygusudur. Okul reddi yaşayan çocuklarda ise çocuğu zorlamak kadar, kaygısı nedeniyle sürekli evde tutmak da sorunu pekiştirebilir. Okul reddini yalnızca bir inatlaşma olarak değil, çocuğun vermeye çalıştığı bir mesaj olarak değerlendirip okul ile iş birliği içerisinde ilerlemek gerekir.
Rutinler Okul Açılmadan 10-14 Gün Önce Düzenlenmeli
Okul başlamadan yaklaşık 10-14 gün önce uyku ve uyanma saatlerini kademeli olarak okul düzenine yaklaştırmak iyi bir hazırlık olacaktır. Ekran kullanımı özellikle uyku öncesinde sınırlandırılmalı, yaz boyu artan tablet ve telefon süresi okul başlamadan önce kademeli olarak azaltılarak sınırları önceden konuşulmalıdır. Ekran süresini azaltmanın yolu yalnızca ekranı kapatmak değil; oyun, hareket ve aileyle geçirilen zaman gibi anlamlı aktiviteleri artırmaktır. Sabah uyanmak istemeyen ve ağlayan bir çocuğa ilk anda kızmak, uzun açıklamalar yapmak ya da baskı oluşturmak kaygıyı artırır. Bunun yerine sakin kalarak “Şu an uyanmak ve hazırlanmak sana zor geliyor, bunu görüyorum” diyerek duygusunu isimlendirmek ve tartışmaya girmeden sabah rutinini sürdürmek gerekir.Kapıda Vedalaşma Kısa, Net ve Tutarlı Olmalı
Vedalaşmanın çok uzun sürmesi bazı çocuklarda ayrılık kaygısını artırabilir. Bu nedenle süreden çok vedalaşmanın kısa, net ve tutarlı olması önemlidir. “Ben şimdi gidiyorum, okulun bittiğinde seni almaya geleceğim” gibi güven veren ve çocuğun anlayabileceği net bir mesaj verilmelidir. Çocuk ağlarken yanından gizlice ayrılmak çocuğun ebeveynine yönelik güven duygusunu zedeler ve her an ortadan kaybolabileceğini düşünmesine yol açar. Ebeveynin açık, sakin ve kararlı birşekilde vedalaşması gerekir; çocuğun ağlamaması değil, ağlarken de güvende olduğunu öğrenmesi daha değerlidir. Okula uyumda kesin bir hafta sınırı koymak yerine takvimden çok çocuğun gösterdiği ilerlemeye bakılmalı, kaygı giderek artıyorsa profesyonel destek düşünülmelidir.
Korku ve Tehdit İçeren İfadelerden Kaçınılmalı
Okul kavramı evde anlatılırken “Okulda hiç ağlamayacaksın” gibi gerçekçi olmayan vaatler yerine “Yeni insanlarla tanışacaksın, oyunlar oynayacaksın ve bazı şeyler ilk başta sana farklı gelebilir” denilebilir. “Beni üzmezsen okula gidersin” veya “Ağlarsan öğretmenin seni bırakır” gibi korku, tehdit veya suçluluk içeren ifadelerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Anne babanın okulda veya bahçede beklemesi her zaman çocuğun daha hızlı alışacağı anlamına gelmez. Önemli olan okul ve ebeveynin ortak, tutarlı bir uyum planı oluşturmasıdır.Çocuğunuz Okula Gitmemek “Karnım Ağrıyor” Diyorsa…
Sabahları ortaya çıkan karın ağrısı veya mide bulantısı gibi şikayetleri “numara yapıyor” şeklinde değerlendirmemek gerekir. Çünkü kaygı çocuklarda fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir. Bedensel şikayet ciddiye alınmalı ancak kaygının çocuğun hayatını yönetmesine de izin verilmemelidir.







