Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformlarından Trendyol, Çin merkezli Alibaba Group’un ana ortaklığı nedeniyle uzun süredir boykot çağrılarının hedefinde yer alıyor.
Alibaba’nın 2018 yılında Trendyol’u satın alması, 2021 yılında ise şirketteki payını yüzde 86,5’e çıkarması, platforma yönelik tepkilerin temel gerekçelerinden biri olarak gösteriliyor.
TEPKİNİN MERKEZİNDE DOĞU TÜRKİSTAN VAR
Müslüman kamuoyundaki boykot çağrılarının merkezinde Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik baskı politikaları bulunuyor.
Çin yönetiminin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde camileri, ibadet hayatını, aile yapısını, dili ve kültürel kimliği hedef alan uygulamaları, yıllardır uluslararası raporlara konu oluyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, bölgede Uygurlar ve diğer Müslüman topluluklara yönelik ciddi insan hakları ihlalleri bulunduğunu bildirdi.
Raporda, bazı ihlallerin insanlığa karşı suç kapsamına girebileceği yönündeki değerlendirmeler dikkat çekti.
KİTLESEL GÖZALTI VE ZORLA ÇALIŞTIRMA İDDİALARI
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü raporlarında da Uygur Türkleri başta olmak üzere Müslüman azınlıklara yönelik kitlesel gözaltılar, zorla çalıştırma iddiaları, dini pratiklere baskı ve yoğun gözetim uygulamaları öne çıktı.
İnsan hakları kuruluşları, bölgede Müslüman kimliğin sistematik şekilde baskı altına alındığını savunuyor. Trendyol’a yönelik boykot çağrısı yapanlar, konuyu yalnızca bir alışveriş tercihi olarak değerlendirmiyor.
Boykot çağrılarında, Doğu Türkistan’daki Müslümanların yaşadığı acılara dikkat çekilerek, Çin merkezli sermaye bağlantısı bulunan platformlara para kazandırılmaması gerektiği ifade ediliyor.
ÇİN SUÇLAMALARI REDDEDİYOR
Çin yönetimi ise Doğu Türkistan’a yönelik insan hakları ihlali iddialarını reddediyor. Pekin yönetimi suçlamaları “uydurma” olarak nitelendirirken, insan hakları kuruluşları bölgede baskı politikalarının devam ettiğini belirtiyor. Trendyol’un Çinli Alibaba Group’un hâkim ortaklığında bulunması, Müslüman kamuoyunda tepkilerin devam etmesine neden oluyor.
Doğu Türkistan’daki zulme sessiz kalmak istemeyen birçok kullanıcı, Çin merkezli şirketlerle bağlantılı platformlara karşı boykot çağrılarını sürdürüyor.
ALIŞVERİŞ TERCİHİNDEN ÖTE BİR MESAJ
Boykot çağrılarında en sık öne çıkan mesaj ise ekonomik tercihin aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir duruş anlamına geldiği yönünde.
Tepki gösterenler, Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerinin unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Zulme sessiz kalmamak” çağrısı yapıyor.







